Otonom havacılık ve insansız hava araçlarının (İHA) muharebe sahasında karşılaştığı en kritik zorluklardan biri olan elektromanyetik karıştırma ve sinyal bozulmalarına karşı yeni nesil bir iletişim çözümü geliştirildi. Kablosuz milimetrik dalga (mmWave) teknolojileri alanında faaliyet gösteren Peraso şirketi, elektronik parazitin yoğun olduğu zorlu harekât sahalarında İHA’ların kesintisiz ve güvenli şekilde hatta kalmasını sağlayan 60 gigahertzlik (GHz) yeni mimarisini duyurdu.
Geliştirilen teknoloji; geniş bant genişliğini son derece dar ve yönlendirilebilir hüzmeleme (beamforming) kabiliyetiyle birleştirerek, gecikme süresini minimuma indirirken veri transfer hızını en üst seviyeye çıkarıyor.
Odaklanmış sinyalle elektronik karıştırmaya kalkan
Geleneksel telsiz ve veri bağı sistemlerinin çalıştığı kalabalık düşük frekans bantlarının aksine 60 GHz spektrumunda görev yapan sistem, platformlar arasında doğrudan görüş hattına dayalı (line-of-sight) yüksek kapasiteli veri köprüleri kuruyor. Dar bir huzme halinde odaklanan sinyal mimarisi, düşman elektronik harp unsurlarının sinyali tespit etmesini (LPD) veya karıştırmasını (anti-jamming) neredeyse imkansız hale getiriyor.
Sinyalin yayılma alanını sınırlandıran bu odaklanmış yapı, dost unsurların haberleşmesini gizlerken yüksek hacimli sensör, video ve telemetri verilerinin saniyeler içinde komuta merkezine ya da sürüdeki diğer otonom araçlara aktarılmasına olanak tanıyor.
Dost-düşman tanıma ve sürü operasyonlarına tam uyum
Peraso tarafından geliştirilen donanım ve yazılım altyapısı, yalnızca veri aktarımıyla sınırlı kalmayıp dost-düşman tanıma (IFF) fonksiyonlarını da destekliyor. Bu sayede operatörler ve otonom komuta sistemleri, hava sahasındaki dost platformları potansiyel tehditlerden anlık olarak ayırt edebiliyor.
Düşük güç tüketimi, hafiflik ve küçük boyut (SWaP) kriterleri gözetilerek tasarlanan kompakt modüller, taktik ve mikro sınıf küçük insansız hava araçlarına fazladan yük bindirmeden entegre edilebiliyor. Şirket, yeni nesil İHA sürüleri ve otonom sistemlerin çatışma alanlarında kesintisiz koordinasyon kurabilmesi için bu teknolojinin kritik bir sıçrama noktası olacağını vurguluyor.

















