Amerika Birleşik Devletleri merkezli insansız hava araçları üreticisi Powerus, Güney Asya pazarına açılarak Pakistan Savunma Bakanlığı ile kritik bir tedarik ve iş birliği mutabakatına imza attı. Florida merkezli savunma girişimi, Pakistan ordusuna insansız hava sistemleri (İHA) ve bunlara bağlı operasyonel destek unsurlarının tedarikini kapsayan ilk siparişi resmen güvence altına aldı.
Şirketin kurucu ortaklarından Brett Velicovich liderliğindeki heyet, Pakistan’ın Ravalpindi kentinde Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Asım Münir ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından taraflar, insansız hava platformları ve otonom teknolojiler alanında stratejik bağları genişletmeyi amaçlayan resmi bir mutabakat zaptı (MoU) imzaladı.
Güvenlik hassasiyetleri ve ortak teknoloji vizyonu
Pakistan askeri kaynakları görüşmede savunma tedariki, yerel üretim kabiliyetleri ve uzun vadeli kapasite inşası başlıklarının ele alındığını teyit etti. İlk siparişin mali boyutu ve teslim edilecek hava aracı adedi operasyonel güvenlik gerekçeleriyle gizli tutulurken, şirketin temel platformlarından olan Guardian insansız sistemlerinin bu kapsamda öne çıktığı belirtiliyor.
Mutabakatın uzun vadeli hedefleri arasında şu başlıklar yer alıyor:
- Ortak teknoloji geliştirme: ABD menşeli ileri mühendislik altyapısı ile Pakistan’ın yerel savunma sanayii kabiliyetlerinin entegre edilmesi.
- Yerel üretim ve montaj: İlerleyen aşamalarda insansız hava ve deniz platformlarının parçalarının Pakistan sınırları içinde üretilmesine yönelik teknik altyapı oluşturulması.
- İstihbarat ve gözetleme kabiliyeti: Pakistan ordusunun sınır güvenliği ve terörle mücadele harekatlarında durumsal farkındalığını artıracak kesintisiz otonom sistem desteği.
Asya pazarında genişleyen Amerikan nüfuzu
Geçtiğimiz aylarda Orta Doğu’daki kritik petrol ve doğalgaz tesislerinin korunması için yaklaşık 22 milyon dolarlık bir dron savar tespit ağı projesi üstlenen Powerus, İslamabad ile gerçekleştirdiği bu temasla birlikte Asya savunma pazarındaki varlığını da somutlaştırmış oldu.
Şirket yetkilileri, imzalanan mutabakatın iki ülke arasında geleceğe dönük bağlayıcı nihai anlaşmalar ve resmi hükümet onayları çerçevesinde şekilleneceğini, hedefin Güney Asya’daki operasyonel ihtiyaçlara hızlı ve maliyet-etkin otonom çözümler sunmak olduğunu ifade ediyor.

















