Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri, uçaktan atılan mühimmatların patlama yüksekliğinin doğrudan kokpit içinden ayarlanabilmesine imkan tanıyan gelişmiş sensör sistemlerinin üretimi için savunma devi L3Harris ile 60 milyon dolarlık yeni bir sözleşme imzaladı.
Sözleşme kapsamında tedarik edilecek DSU-43/B Kokpitten Seçilebilir Patlama Yüksekliği Sensörü (C-HOBS), uçuş ekiplerine görev öncesinde yerde programlanan tek bir patlama yüksekliğine bağlı kalmak yerine, uçuş esnasında farklı hedeflere göre dinamik yükseklik seçimi yapma esnekliği sunuyor. Sensörlerin seri üretimi şirketin Cincinnati’deki tesislerinde gerçekleştirilecek.
Kokpitten anlık kontrol ve radar güdümlü algılama
Hava indirme mühimmatlarında yaklaşma ve infilak yüksekliği sensörü olarak görev yapan C-HOBS, bombanın hedefe yaklaşırken tam olarak hangi irtifada patlayacağını hassas biçimde belirliyor. Pilotlar ve silah sistem subayları, kokpit panelleri üzerinden manuel veya dijital arayüzle patlama yüksekliğini ayarlayabiliyor.
Bu kabiliyet; açık alandaki hedefler, zırhlı araç grupları, koruganlar veya siper gerisindeki unsurlara karşı mühimmatın tahrip gücünü ve şarapnel dağılımını sahadaki anlık koşullara göre optimize etmeyi sağlıyor. Sistem ayrıca, mühimmatın infilak öncesinde hedefe olan mesafesini yüksek doğrulukla teyit etmesini sağlayan radar güdümlü algılama özellikleriyle donatıldı.
Yaklaşma tapalarında 20 katlık kapasite artışı
C-HOBS siparişi, L3Harris’in ABD ordusu için yaklaşma tapaları ve akıllı sensör üretim hatlarını hızla genişlettiği bir dönemde geldi. Şirket, haziran ayında ABD askeri hava araçlarının kullandığı APKWS (Gelişmiş Hassas Vuruş Silah Sistemi) güdümlü roketlerinin modernizasyonu kapsamında 98 milyon dolarlık mekanik yaklaşma tapası sözleşmesi kazanmıştı.
Artan muharebe sahası talebi nedeniyle tapa üretimini yedi kat artıran L3Harris; kalıp, denetim ekipmanı ve tedarik zincirine yaptığı yatırımlarla tesis kapasitesini 20 katına çıkarmayı hedefliyor.
L3Harris Füze Çözümleri Başkanı Scott Alexander, şirketin artan küresel talebi karşılamak üzere üretim temposunu savaş dönemi seviyesine yükselttiğini belirterek, tapa ve sensör teknolojilerindeki köklü mühendislik birikimiyle müttefik orduların ihtiyaçlarına kesintisiz yanıt vermeyi sürdüreceklerini vurguladı.

















