Deniz taşımacılığı ile havacılık teknolojisini tek bir gövdede buluşturan yenilikçi ulaşım konseptlerinde tarihi bir eşik aşıldı. ABD merkezli teknoloji şirketi REGENT, tamamen elektrikli deniz planörü (Seaglider) prototipi Viceroy ile insanlı ilk uçuşunu başarıyla icra etti. Şirketin “dünyanın ilk elektrikli uçan tekne insanlı uçuşu” olarak tanımladığı deneme, kıyı taşımacılığı ve askeri intikal kabiliyetlerinde yeni bir dönemin kapısını araladı.
Rhode Island eyaletinde bulunan Narragansett Körfezi semalarında gerçekleştirilen test uçuşunda prototip, bünyesindeki iki kaptanla birlikte su yüzeyinden yaklaşık 10 metre (33 feet) yükseldi. Havada 30 saniye boyunca süzülen araç, 596 metrelik (1.956 feet) mesafeyi başarıyla katederek kritik aerodinamik ve kontrol teknolojilerini doğruladı.
Üç aşamalı çalışma prensibi: Yüzme, kanat üstü kalkış ve uçuş
Viceroy Seaglider, geleneksel bir uçak veya sıradan bir tekneden farklı olarak kanat-zemin etkisi (Wing-in-Ground Effect – WIG) prensibine dayanarak görev yapıyor. Hibrit platform operasyonunu üç ayrı aşamada icra ediyor:
- Yüzme modu: İskeleden ayrılırken ve düşük hızlarda standart bir tekne gövdesi gibi su üzerinde ilerliyor.
- Deniz kanadı (Hydrofoil) modu: Hızlandıkça gövde su altı kanatları üzerine yükseliyor; böylece su sürtünmesi ve dalga etkisi en aza iniyor.
- Yer etkisi uçuşu: Yeterli kalkış hızına ulaşıldığında suyun birkaç metre üzerinde hava yastığı etkisi yaratarak yüksek süratle uçuşa geçiyor.
Geliştirilen araç, 19,8 metrelik (65 feet) kanat açıklığına ve 16,8 metrelik (55 feet) uzunluğa sahip. Tamamen elektrikli güç grubu sayesinde geleneksel helikopter veya deniz uçaklarına kıyasla sıfır emisyon ve 30 desibel daha sessiz bir operasyon vadediyor.
Seri üretim ve operasyonel kullanım hedefleri
Testin başarıyla tamamlanmasıyla birlikte programın son aşaması olan deniz denemeleri sürecine geçildi. REGENT Kurucu Ortağı ve Teknolojiden Sorumlu Başkanı (CTO) Mike Klinker, uçuşun ardından yaptığı açıklamada, “Bu uçuş testini tamamlamak, yıllar süren titiz mühendislik çalışmalarını doğruladı ve bize seri üretime geçme konusunda tam bir güven verdi.” değerlendirmesinde bulundu.
Nihai üretim modelinin saatte yaklaşık 300 kilometre (160 knot / 180 mph) seyir hızına ve 300 kilometrelik (160 deniz mili) menzile ulaşması planlanıyor. Yolcu konfigürasyonunda 12 yolcu ve iki mürettebat taşıyabilecek olan platformun kargo versiyonu ise 1.600 kilogramlık (3.500 pound) faydalı yük kapasitesine sahip olacak.
Sivil ulaşımın yanı sıra savunma görevlerinde de kullanılacak
Mevcut liman altyapılarına doğrudan yanaşabilmesi ve havalimanı ihtiyacını ortadan kaldırması, Seaglider araçlarını kıyı şeritleri için pratik bir ulaşım alternatifi haline getiriyor. Araç havacılık kuralları yerine denizcilik regülasyonlarına tabi tutuluyor ve sertifikalı deniz kaptanları tarafından sevk ve idare ediliyor.
Platformun ticari yolcu transferlerinin yanı sıra adalar arası askeri lojistik ikmal, acil tıbbi tahliye ve kıyı gözetleme gibi savunma misyonlarında da etkin şekilde kullanılması hedefleniyor.

















