Savunma teknolojileri üreticisi L3Harris Technologies, küresel F-16 filolarının hayatta kalma kabiliyetini artırmak amacıyla geliştirdiği yeni nesil Viper Shield elektronik harp (EH) sisteminde seri üretim aşamasına geçti. Şirket, sekiz müttefik ülkenin verdiği toplam 233 adetlik kesin sipariş kapsamında üretilen ilk 35 sistemin imalatını tamamladığını duyurdu.
F-16 savaş uçaklarının birincil öz savunma kalkanı olarak tasarlanan yazılım tanımlı dijital sistem; modern muharebe ortamında hasım radar tehditlerini tespit etme, düşman sinyallerini karıştırma ve elektromanyetik spektrumda taktik üstünlük kurma kabiliyeti sunuyor.
Gövde içine entegre veya harici pod olarak taşınabiliyor
Viper Shield sistemi, hava kuvvetlerinin operasyonel gereksinimlerine ve uçak konfigürasyonlarına göre hem gövde içine entegre dahili bir donanım hem de kanat altına takılabilen harici bir pod formatında kullanılabiliyor. Üretim aşamasında ilk kez seri üretim standartlarındaki parçalarla monte edilen harici pod varyantı, özellikle eski blok F-16 uçaklarının kapsamlı yapısal modifikasyonlara gerek kalmadan aynı gelişmiş elektronik harp korumasına kavuşmasını sağlıyor.
Sistem, yeni nesil F-16 Block 70/72 varyantlarında yer alan APG-83 Aktif Elektronik Taramalı Dizi (AESA) radarıyla tam uyumlu ve enterferans oluşturmadan çalışabiliyor. Mimari yapısında ticari kullanıma hazır (COTS) bileşenlerden yararlanılan sistem, hem hafif gövde yapısını koruyor hem de gelecekteki yazılım güncellemelerinin sahada hızla uygulanmasına imkan tanıyor.
1 milyar dolarlık uluslararası yatırım ABD’ye maliyet avantajı sundu
L3Harris yetkilileri, programa taraf olan yabancı ortakların geliştirme, laboratuvar testleri, uçuş doğrulamaları ve ilk seri üretim aşamalarına toplam 1 milyar dolarlık ortak finansman sağladığını açıkladı. Bu küresel finansman desteğinin, tedarik zincirini aktif hale getirerek ABD ordusu için doğrudan bir maliyet avantajı yarattığı kaydedildi.
L3Harris Haberleşme ve Spektrum Üstünlüğü Birimi Başkanı Chris Aebli, aktif tedarik zincirinin yeni alıcılar için sunduğu fırsatlara işaret ederek şunları söyledi:
“F-16 kullanan müttefik ülkelerin yaptığı 1 milyar dolarlık ortak yatırım, ABD Hava Kuvvetleri ve Ulusal Muhafızların da bu programa katılarak önemli tasarruflar elde edebileceğini gösteriyor. Yabancı yatırımlar sistemin geliştirilmesini, testlerini ve mevcut üretimini doğrudan finanse etti. Bu durum, ABD’nin ilk geliştirme maliyetlerine katlanmadan aktif hattan doğrudan yararlanmasını sağlayacak bir zemin oluşturuyor.”
Şirket, müttefik ülkelerden gelen talepler doğrultusunda üretim bandının kapasitesini artırarak 233 birimlik sipariş paketinin teslimatlarını belirlenen takvim doğrultusunda sürdüreceğini bildirdi.

















