Doğu Avrupa’da sınır güvenliğini ve kara kuvvetlerinin muharebe gücünü otonom sistemlerle takviye etme çalışmaları hız kazanırken, robotik harp teknolojilerinde dikkat çeken bir sınır ötesi ortaklık kuruldu. Estonya merkezli otonom sistemler üreticisi Milrem Robotics, Polonya devlet savunma sanayii çatı kuruluşu Polska Grupa Zbrojeniowa’nın (PGZ) iştirakleriyle robotik platformlar ve faydalı yük entegrasyonu alanında iş birliği anlaşmaları imzaladı.
İmzalanan anlaşmalar kapsamında Estonyalı üretici; Polonya’nın önde gelen silah üreticilerinden Zakłady Mechaniczne Tarnów (ZMT) ve elektro-optik uzmanı PCO ile ortak projeler yürütecek. Taraflar, Polonya menşeli uzaktan komutalı silah istasyonları ve gelişmiş sensör paketleriyle donatılmış silahlı insansız kara araçlarını (İKA) birlikte geliştirmeyi ve üretmeyi hedefliyor.
ZMT silah kuleleri ve PCO optikleri THeMIS’e entegre ediliyor
Ortaklık çerçevesinde ZMT, Milrem’in sahada kendini kanıtlamış paletli robotik platformlarına uzaktan komutalı stabilize silah kuleleri sağlayacak. Optoelektronik sistemler alanında faaliyet gösteren PCO ise araçların taktik görüş kabiliyetini artıracak termal kameralar, gündüz görüş modülleri ve lazer mesafe ölçerler geliştirerek platformun durumsal farkındalık altyapısını kuracak.
Bu entegrasyonların somut bir örneği, Polonya’nın Kielce kentinde düzenlenen MSPO Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda sergilendi. Fuarda sergilenen Milrem üretimi THeMIS insansız kara aracına, ZMT tarafından üretilen 12,7 mm çok namlulu makineli tüfekli silah kulesi ve PGZ iştiraki PIT-Radwar imzalı Tuga hafif 4D AESA radarı başarıyla entegre edildi.
“Muharebe sahası robotiği artık gelecek değil, bugünün gerçeği”
Milrem Robotics Üst Yöneticisi (CEO) Kuldar Väärsi, iş birliğine ilişkin yaptığı değerlendirmede, “PGZ ile yürüttüğümüz iş birliği genel bir çerçeveden, Polonya sanayisinin gücü ile askeri robotik tecrübemizi birleştirdiğimiz somut projelere evriliyor.” ifadelerini kullandı.
ZMT CEO’su Robert Sadowski ise robotik sistemlerin harekat ortamını kökten dönüştürdüğünü belirterek, “Muharebe sahası robotiği artık uzak bir gelecek senaryosu değil, savunma sanayiinin gelişimini doğrudan şekillendiren mevcut bir istikamettir. Kendi silah sistemlerimiz ve entegrasyon birikimimizle, pazardaki en tanınmış insansız platform üreticisiyle bu potansiyeli birleştiriyoruz.” dedi.
Hem Polonya Ordusu hem de ihracat pazarı hedefleniyor
Milrem ve PGZ arasında 2026 yılı başında tesis edilen stratejik çerçeve anlaşmasının devamı niteliğinde olan yeni sözleşmeler, geliştirilecek otonom muharebe platformlarının yalnızca Polonya Silahlı Kuvvetleri’ne değil, uluslararası savunma pazarına da ortaklaşa pazarlanmasını amaçlıyor.
Ateş gücünü insansız kara araçlarına taşıyan bu entegrasyon hamlesi, NATO’nun doğu kanadında insan gücünü doğrudan ateş hattına sürmeden, robotik birliklerin ön saflarda savunma ve taarruz görevlerini üstlenmesini sağlayacak operasyonel bir caydırıcılık modeli sunuyor.

















