Ukrayna ve Orta Doğu’daki çatışmalarda ucuz kamikaze dron sürülerinin ve seyir füzelerinin geleneksel hava savunma ağlarını doyuma ulaştırması, orduları çok katmanlı ve düşük maliyetli savunma arayışlarına yöneltti. Japonya Savunma Bakanlığı, hava savunmasını güçlendirmek amacıyla füze, otomatik top ve lazer silahlarını tek bir zırhlı platformda buluşturan “Yakın Mesafe Hava Savunma Sistemi” (CRADS) projesini başlattı.
Sabit üs savunmalarına olan bağımlılığı azaltmayı hedefleyen sistem, tekerlekli zırhlı araçlar üzerine entegre edilerek mobil operasyon icra edebilecek.
Üç farklı vuruş kabiliyeti tek komutada
CRADS konsepti, gelen tehdidin türüne, hızına ve irtifasına göre en uygun ve maliyet etkin vuruş yöntemini otomatik olarak seçen yapay zekâ destekli bir komuta-kontrol mimarisiyle çalışacak:
- Önleme Füzeleri: Uzun menzilli, yüksek hızlı veya daha büyük hava hedeflerine karşı kullanılacak.
- Otomatik Toplar: Orta ve yakın menzildeki hızlı hedeflere ve seyir füzelerine karşı yüksek atım hızına sahip klasik mühimmatla yoğun ateş gücü sağlayacak.
- Lazer Silahı: Özellikle kalabalık dron sürülerine karşı sınırsız mühimmat avantajı sunarak, atış başına asgari maliyetle tehditleri lazer huzmesiyle imha edecek.
Doyurma saldırılarına karşı maliyet avantajı
Milyonlarca dolarlık hava savunma füzelerinin birkaç bin dolarlık basit dronları düşürmek için harcanması, modern orduların cephane stoklarını hızla tüketiyor. CRADS, üç farklı silah kombinasyonuyla bir yandan pahalı füzelerin gereksiz kullanımını önleyecek, diğer yandan bir mühimmat türü bittiğinde diğer alternatifleri devreye sokarak aracın savunmasız kalmasını engelleyecek.
Sistemin, Japonya Kara Öz Savunma Kuvvetleri envanterinde yer alan mevcut Type 93 hava savunma platformlarını tamamlayıcı bir unsur olarak görev yapması planlanıyor.
2027 bütçesinde yer alacak
Japonya Savunma Bakanlığı, CRADS projesinin resmi geliştirme fonunu 2027 mali yılı bütçe talebine dahil etmeye hazırlanıyor.
Asya-Pasifik bölgesinde artan gerilimler ve özellikle uzak ada savunmalarının güvenliği doğrultusunda geliştirilen sistemin, prototip ve saha testlerinin ardından Japonya Kara Öz Savunma Kuvvetleri birliklerine dağıtılması hedefleniyor. Proje, Japonya’nın savunma doktrininde sabit radar ve batarya hatlarından yüksek hareket kabiliyetine sahip zırhlı hava savunma konseptine geçişinin en somut adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.

















