Birleşmiş Milletler (BM) ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC), insan müdahalesi olmaksızın hedef seçip saldırı gerçekleştirebilen otonom silah sistemlerinin kullanımını sınırlamak amacıyla hükümetlere acil ve bağlayıcı bir uluslararası anlaşma çağrısında bulundu. İki kurum, makinelerin insan kontrolü olmadan insanları doğrudan hedef almasına izin verilecek bir döneme çok yaklaşıldığı uyarısını yaptı.
Uzaktan kumandalı geleneksel insansız hava araçlarının aksine, otonom silahlar etkinleştirildikten sonra bünyelerindeki sensörler ve yapay zekâ algoritmalarıyla bağımsız olarak hedef belirleyip ateş açabiliyor. BM ve Kızılhaç, ölümcül kararlarda insan denetiminin devreden çıkmasının uluslararası insancıl hukuk ihlallerinde sorumluluğun belirlenmesini imkânsız hale getireceğine dikkat çekiyor.
BM Genel Sekreteri António Guterres ile ICRC Başkanı Mirjana Spoljaric yaptıkları ortak açıklamada, “Makinelerin insanları otonom şekilde hedef alması ahlaki bir kırmızı çizgidir ve biz bu çizgiyi aşmaya tehlikeli derecede yakınız” ifadelerini kullandı.
Cenevre’deki müzakereler ve küresel uzlaşmazlık
BM Genel Kurulu ve Belirli Konvansiyonel Silahlar Sözleşmesi (CCW) uzmanları, uluslararası hukuk çerçevesinde gereken insan kontrolü düzeyini tanımlama konusunda belirli ilerlemeler kaydetti. Ancak savunma sanayiindeki teknolojik sıçramalar, bağlayıcı yasal düzenlemelerin çok önünde ilerliyor.
Cenevre’de 2014 yılından bu yana toplanan CCW uzmanlar grubu, yeni kuralları değerlendirmek üzere yeniden bir araya gelmeye hazırlanıyor. Devletler uluslararası insancıl hukukun bu silahlara uygulanması gerektiğinde hemfikir olsa da henüz bağlayıcı bir küresel standart oluşturulabilmiş değil.
Aralarında ABD ve Rusya’nın da bulunduğu bazı ülkeler, mevcut yasal çerçevenin yeterli olduğunu savunarak yeni ve bağlayıcı bir uluslararası sözleşmeye karşı çıkıyor. CCW sürecinin kararlar için oy birliği (konsensüs) araması, karşıt ülkelerin süreci kilitlemesine ve ilerlemenin yavaşlamasına yol açıyor.
Çatışma sahasında değişen koşullar sivilleri tehdit ediyor
Uluslararası insancıl hukuk, sivillere ve sivil altyapılara yönelik her türlü kasıtlı saldırıyı kesin olarak yasaklıyor. Otonom silahlar ise dinamik muharebe ortamlarında bir hedefin hukuki statüsünün değişip değişmediğini algılamakta yetersiz kalabiliyor.
ICRC Silahlar ve Düşmanlıkların Yürütülmesi Birimi Başkanı Laurent Gisel, silah aktive edildikten sonra bir askerin teslim olabileceğini, yaralanabileceğini veya operasyon bölgesine aniden sivillerin girebileceğini hatırlattı. Bu tür beklenmeyen senaryolarda yapay zekânın doğru ayrım yapamayacağını belirten Gisel, tablonun bir hassasiyet hikâyesi değil; sivillerin hayatını kaybettiği, ailelerin yerinden edildiği, hastane ve okulların yıkıldığı bir trajediye dönüştüğünü vurguladı.
ICRC, insanları doğrudan hedef alan tamamen otonom silahların kullanımına dair henüz teyit edilmiş kesin kanıtlar bulunmadığını belirtse de araştırma raporları Ukrayna, Orta Doğu ve Afrika’daki çatışmalarda 200’e yakın yarı otonom sistemin kullanıldığını ve bu durumun siviller üzerindeki yıkıcı etkilerini ortaya koyuyor.

















