ABD Kara Kuvvetleri, kritik askeri üslerin kesintisiz enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla yürüttüğü Janus Programı kapsamında mikro nükleer reaktör inşa edip işletecek enerji şirketlerini ve üsleri belirledi. Savunma İnovasyon Birimi (DIU) ortaklığıyla yürütülen proje için yüklenici firmalara 2,2 milyar dolara kadar ödenek ayrılacak.
Geliştirilen programla askeri üslerin olası şebeke kesintilerinde ya da geniş çaplı çatışma senaryolarında dış enerji kaynaklarına bağımlı kalmadan tam operasyonel kalması amaçlanıyor. 2031 yılına kadar sürecek proje, Pentagon’un geleneksel sıvı fosil yakıtlara olan ihtiyacını azaltma stratejisinin temel basamaklarından birini oluşturuyor.
Beş dev şirket kritik üslerde konuşlanacak
Kompakt yapıda tasarlanan mikroreaktörlerin azami 20 megavat elektrik enerjisi üretmesi şart koşuluyor. Devreye alındığında sistemler; komuta kontrol merkezleri, gelişmiş elektronik harp altyapıları ve küresel intikal birlikleri gibi kritik askeri varlıklara enerji sağlayacak.
Proje kapsamında görevlendirilen beş şirket ve konuşlanacakları üsler şu şekilde belirlendi:
Fort Bragg (Kuzey Karolina): Antares Nuclear, fabrikada üretilen TRISO yakıtlı mikroreaktörünü konuşlandıracak.
Fort Campbell (Kentucky): BWXT Advanced Technologies, yüksek sıcaklıklı ve gaz soğutmalı BANR sistemini kuracak.
Fort Hood (Teksas): Savunma devi General Atomics, sıvı metal soğutmalı GA-TES mikroreaktörünü kuracak.
Fort Benning (Georgia): Radiant Industries, Kaleidos adlı tak-çalıştır mikroreaktör sistemini sağlayacak.
Fort Drum (New York): Westinghouse Government Services, eVinci ısı borulu mikroreaktör çözümünü devreye alacak.
İlk operasyonel reaktör 2028’de faaliyete geçecek
Sözleşme şartlarına göre reaktörlerin mülkiyeti ve işletmesi üretici firmalarda kalacak, ödemeler ise teknik kilometre taşlarının başarıyla tamamlanmasına bağlı olarak kademeli biçimde aktarılacak. Reaktörlerin üslerde uzun vadeli nükleer atık depolama ihtiyacı yaratmadan çalışması gerekiyor.
ABD Kara Kuvvetleri, ordu denetimindeki ilk faal mikroreaktörü Eylül 2028’e kadar sahaya indirmeyi hedefliyor. Performans gösteremeyen yüklenicilerin sözleşmelerini feshetme ve bütçeyi başarılı şirketlere aktarma yetkisine sahip olan ordu yönetimi, bu adımla kırılgan sivil enerji şebekelerine bağımlı olmadan küresel muharebe gücünü sürdürmeyi planlıyor.

















