Geleceğin hava harbinde insanlı ve insansız platformların müşterek harekâtını merkezine alan ABD Donanması, deniz havacılığında çığır açacak yeni bir projeyi resmen duyurdu. Donanma, “Müşterek Muharebe Uçağı” (Collaborative Combat Aircraft – CCA) Aşama 1 programı kapsamında, uçak gemilerinden kalkış ve iniş yapabilecek otonom insansız hava araçları (İHA) için bilgi talebi (RFI) yayımladı.
Amerikan Deniz Hava Sistemleri Komutanlığı (NAVAIR) tarafından yayımlanan resmi dokümanda; Nimitz ve Gerald R. Ford sınıfı nükleer uçak gemilerinin güvertelerinden tam operasyonel kapasiteyle görev icra edebilecek iki adet göreve hazır prototipin inşası için savunma sanayii firmalarından teklif istendi.
“Sadık kanat adamı” konsepti denizlere taşınıyor
Havacılık literatüründe “sadık kanat adamı” (loyal wingman) olarak tanımlanan bu otonom platformlar; F-35C Lightning II, F/A-18E/F Super Hornet ve geliştirme aşamasındaki yeni nesil F/A-XX gibi insanlı savaş uçaklarıyla yan yana uçarak görev yapacak.
Sistemler; radar kapsamasını ileri taşımak, düşman hava savunma unsurlarını tespit etmek, elektronik harp taarruzu icra etmek ve mühimmat taşıyarak insanlı uçakların yerine yüksek riskli hedeflere taarruz etmek üzere tasarlanıyor. Bu mimari, pilotların hayatını riske atmadan hava filosunun genel vuruş kapasitesini ve durumsal farkındalığını çarpan etkisiyle katlamayı amaçlıyor.
Üç yıllık agresif takvim belirlendi
NAVAIR, projenin sahadaki acil ihtiyaçları karşılaması adına oldukça iddialı bir zaman çizelgesi açıkladı:
- 24 ay içinde ilk uçuş: Yüklenici firmanın belirlenip sözleşmenin imzalanmasını takip eden iki yıl içinde ilk test prototipinin havalanması şart koşuluyor.
- 36 ay içinde uçak gemisi sertifikasyonu: Sözleşme imzasından itibaren üç yıl dolmadan, İHA’nın kara konuşlu simülasyon pistlerinde mancınıkla fırlatma (katapult) ve yakalama kancasıyla durdurma (arresting gear) testlerini içeren uçak gemisi iniş-kalkış sertifikasyonunu tamamlaması hedefleniyor.
Nimitz ve Ford sınıfı güvertelere tam entegrasyon
Donanmanın en zorlu taleplerinden birini, dar ve yoğun güverte operasyonları oluşturuyor. Geliştirilecek insansız araçların katlanabilir kanat yapılarıyla uçak gemisi hangarlarına ve asansörlerine uyum sağlaması, güvertedeki yoğun yakıt ikmali ile mühimmat yükleme rutinlerine sorunsuz entegre edilmesi gerekiyor.
Ayrıca platformların, açık deniz koşullarında ve elektronik karıştırma altındaki zorlu harp sahasında dahi gemi komuta merkezleriyle ve lider uçaklarla kesintisiz veri bağı kurabilecek ileri seviye otonom yapay zeka algoritmalarına sahip olması bekleniyor. Proje, uçak gemisi konuşlu deniz hava gücünün otonom çağa geçişindeki en kritik mihenk taşlarından biri kabul ediliyor.

















