Dünyanın en büyük uçak gemisi filosuna sahip olan ABD Donanması, yeni nesil nükleer uçak gemisi programını kesintisiz sürdürmek için kritik bir tedarik hamlesi gerçekleştirdi. Savunma devi Huntington Ingalls Industries (HII), gelecekte filoya katılacak Gerald R. Ford sınıfının beşinci gemisi olan USS William J. Clinton (CVN 82) için uzun teslim süreli kritik malzemelerin tedarikini kapsayan 336 milyon dolarlık sözleşmeye imza attı.
Tutarın tavan sınırını temsil ettiği sözleşme çerçevesinde çalışmalar, şirketin Virginia eyaletinde yer alan ve ABD’nin nükleer uçak gemisi inşa edebilen tek tersanesi konumundaki Newport News Shipbuilding tesislerinde yürütülecek. 2026 mali yılı gemi inşa fonlarından karşılanacak çalışmaların Mart 2039’a kadar devam etmesi planlanıyor.
İnşa sürecinden yıllar önce başlayan kritik hazırlık
Nükleer tahrik sistemleri, özel reaktör alaşımları ve yüksek teknolojiye sahip platform bileşenlerinin imalatı uzun yıllar gerektirdiği için ABD Donanması, gövde inşası başlamadan çok önce bu tür ön tedarik sözleşmelerine gidiyor. Bu erken sipariş mekanizması, hem üretim hattında olası darboğazların önüne geçilmesini hem de ülke genelindeki binlerce alt yükleniciden oluşan tedarik zincirinin canlı tutulmasını sağlıyor.
Söz konusu gemi; hizmete giren öncü gemi USS Gerald R. Ford (CVN 78) ile inşası ve donatımı süren USS John F. Kennedy (CVN 79), USS Enterprise (CVN 80) ve USS Doris Miller (CVN 81)’in ardından sınıfının beşinci temsilcisi olacak. Mevcut takvime göre CVN 82’nin 2036 ile 2040 yılları arasında donanma hizmetine girmesi öngörülüyor.
Ford sınıfının Nimitz gemilerinden farkı ne?
ABD Donanması’nın omurgasını oluşturan yaşlanan Nimitz sınıfı uçak gemilerinin yerini alacak olan Ford sınıfı, deniz havacılığı doktrininde devrimsel yenilikler barındırıyor:
- Elektromanyetik Fırlatma Sistemi (EMALS): Geleneksel buharlı katapultların yerini alan elektromanyetik sistem; savaş uçaklarından ağır ve hafif insansız hava araçlarına kadar geniş yelpazedeki platformların gövdeye daha az stres bindirilerek daha seri fırlatılmasını sağlıyor.
- Gelişmiş sorti kapasitesi: Yeniden tasarlanan ve ada yapısı geriye çekilen uçuş güvertesi sayesinde, bir günde icra edilebilen hava sortisi sayısı yüzde 30’un üzerinde artırılıyor.
- Yüksek elektrik ve otomasyon: İki adet yeni nesil A1B nükleer reaktörüyle donatılan gemi, geleceğin lazer ve yönlendirilmiş enerji silahlarını besleyebilecek düzeyde devasa elektrik enerjisi üretiyor. Yüksek otomasyon düzeyi, geminin mürettebat ihtiyacını ve dolayısıyla yaşam döngüsü işletme maliyetlerini kayda değer oranda düşürüyor.
Küresel deniz gücünde nükleer sancak
Yaklaşık 100 bin tonluk deplasmana ve 335 metrelik gövde uzunluğuna sahip olacak USS William J. Clinton, 80’in üzerinde savaş uçağı ve İHA’dan oluşan hava kanadıyla görev yapacak. Washington yönetiminin küresel kriz bölgelerinde caydırıcılığını sürdürme hedefinin bir parçası olan bu tedarik adımı, Amerikan deniz kuvvetlerinin açık denizlerdeki teknolojik üstünlüğünü yüzyılın ortalarına kadar garanti altına alma stratejisini pekiştiriyor.

















