ABD Başkanı Donald Trump, yerli tersanelerdeki yoğun üretim tıkanıklığını aşmak ve donanmanın genişleme sürecini hızlandırmak amacıyla dikkat çeken bir adım attı. Yayımlanan yeni başkanlık memorandumuyla birlikte, yabancı gemi inşa şirketlerine Amerikan Donanması’na ait savaş ve lojistik gemilerini denizaşırı ülkelerde üretme yetkisi tanındı.
Tarihi nitelikteki bu karar, ilk olarak ABD Sahil Güvenliği’nin buz kırıcı tedarik sürecinde uygulanan “Finlandiya Modeli”ne dayanıyor. Yeni strateji doğrultusunda belirlenen üç ayrı gemi sınıfı için yabancı tersanelerle iş birliğinin önü açılıyor.
Yabancı tersaneler için “Finlandiya Modeli” devrede
Söz konusu modele göre, gerekli şartları karşılayan yabancı yükleniciler teslimat sürecini hızlandırmak adına serinin ilk iki gemisini kendi yurt dışı tersanelerinde inşa edebilecek. Ancak bu şirketlerin yetki alabilmesi için ABD’de yeni bir tersane kurması ya da mevcut bir tersaneyi satın alması gerekecek.
Ayrıca yüklenicilerden teknoloji transferi yapmaları, yerel tedarik zincirleri oluşturmaları ve serideki diğer tüm gövdeleri Amerikan iş gücü kullanarak doğrudan ABD topraklarında inşa etmeleri şart koşuluyor. Uygulama; denizaltısavar harbi, su üstü harbi ve konvoy refakat görevleri için donatılmış hafif muharip gemilerin yanı sıra ikmal tankerleri ve stratejik nakliye gemilerini kapsıyor.
Kongre ve yerli sektörden “Önce Amerika” tepkisi
Trump yönetiminin attığı bu adım, Amerikan Kongresi’nde ve yerel savunma sanayisinde sert eleştirilere yol açtı. Maine Temsilcisi Jared Golden, 2027 Mali Yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’na (NDAA) yabancı yapımı muharip gemilere fon aktarılmasını engelleyen bir madde ekletti. Kararı eleştiren Golden, yönetiminin “Önce Amerika” söylemiyle çeliştiğini ve yerli istihdamın yurt dışına kaydırıldığını savundu.
Amerikan Gemi İnşaatçıları Konseyi (SCA) Başkanı Matthew Paxton da karara tepki göstererek, yurt dışına yönlendirilen her gemi gövdesinin Amerikan tersanelerinin elinden alınan talep, iş gücü ve sanayi kapasitesi anlamına geldiğini belirtti.
Uçak gemilerinde geleneksel sistemlere dönüş
Memorandum yalnızca yabancı üretimle sınırlı kalmayıp donanma yapısında köklü reformlar da içeriyor. Direktif kapsamında denizaltı ve uçak gemisi bakım idamesi için beşinci bir kamu tersanesinin kurulması ve Deniz Sistemleri Komutanlığı’nın (NAVSEA) kapsamlı bir incelemeyle yeniden yapılandırılması planlanıyor.
Öte yandan, yeni inşa edilecek Gerald R. Ford sınıfı uçak gemilerinde tartışmalı elektromanyetik fırlatma teknolojisi yerine geleneksel buhar sistemlerine geri dönülmesi talimatı da kararda yer aldı.

















