Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İngiliz Financial Times gazetesine verdiği açıklamada, ABD ile İran arasında uzun süredir tıkanmış olan nükleer müzakerelere dair stratejik uyarılarda bulundu. Fidan, Washington ve Tahran arasında belirli alanlarda karşılıklı esneklik sinyalleri olduğunu belirterek, diplomatik sürecin başarısının “meseleleri birbirinden ayırmaktan” geçtiğini vurguladı.
Bakan Fidan, uranyum zenginleştirme konusunda ABD’nin gösterdiği olumlu tavrı not ederken, müzakere masasına nükleer dışı başlıkların dahil edilmesinin yıkıcı sonuçları olabileceğine dikkat çekti.
Nükleer Dosyada “Sınırlı Tolerans” Dönemi
Fidan, ABD’nin İran’ın nükleer faaliyetlerine bakışındaki değişimi şu sözlerle değerlendirdi:
-
Zenginleştirme Hakkı: “Amerikalıların, açıkça belirlenmiş sınırlar içinde İran’ın uranyum zenginleştirmesine tolerans göstermeye hazır görünmesi olumlu bir gelişme.”
-
Karşılıklı Kabul: İranlıların artık ABD ile bir anlaşma ihtiyacını kabul ettiğini, ABD’nin ise İran’ın nükleer alandaki “kırmızı çizgilerini” anladığını belirtti.
“Yeni Bir Savaş” Uyarısı ve Bölgesel Denge
Dışişleri Bakanı, müzakerelerin içeriğine dair riskli bir noktaya parmak bastı:
-
Eş Zamanlılık Riski: Eğer ABD; balistik füze programı, vekil güçler ve nükleer dosyayı aynı anda tek bir paket olarak çözmekte ısrar ederse, nükleer meselede dahi ilerleme sağlanamayacağını savundu.
-
Savaş Tehdidi: Fidan, “Bu ısrar, bölgede yeni bir savaşa yol açabilir. Meseleleri adım adım, dosya dosya kapatmak en sağlıklı yoldur,” tavsiyesinde bulundu.
-
Güven Açığı: Bölge ülkeleriyle İran arasında ciddi bir güven açığı olduğunu vurgulayan Fidan, İran’ın ABD ile yapacağı herhangi bir anlaşmayı bölgesel ortaklarla güveni güçlendirecek adımlarla dengelemesi gerektiğini ekledi.
Rejim Değişikliği ve Operasyonel Analiz
ABD’nin olası askeri müdahalelerine dair gerçekçi bir tablo çizen Bakan Fidan, şu analizleri paylaştı:
-
“Bir Hayal”: Hava saldırılarıyla İran’da bir rejim değişikliği yaşanacağını düşünmediğini, bu beklentinin “boş bir hayal” olduğunu belirtti.
-
Hasar Tespiti: Olası bir saldırıda hükümet kurumlarının ve stratejik hedeflerin sert şekilde vurulup imha edilebileceğini, ancak bunun toplumsal veya siyasal bir devrimle sonuçlanmayacağını ifade etti.



