İnsansız hava araçlarının (İHA) asimetrik harp sahasında yarattığı tehdit her geçen gün derinleşirken, ABD Kara Kuvvetleri karşı-İHA (C-UAS) teknolojilerini bir üst seviyeye taşımak üzere yeni bir akademi-sanayi ortaklığı başlattı. Kuzey Karolina’da bulunan Duke Üniversitesi, düşman insansız hava araçlarını tespit etme, işlevsiz bırakma ve havadayken kontrollerini ele geçirme teknolojilerine odaklanan 24 milyon dolarlık yeni araştırma merkezinin liderliğine getirildi.
ABD Kara Kuvvetleri Araştırma Ofisi tarafından finanse edilen ve altı yıllık bir iş birliği anlaşması çerçevesinde hayata geçirilen merkez, Siber-Elektromanyetik Yakınsama Yoluyla İnsansız Hava Araçlarında Siber ve Fiziksel Etki Oluşturma (ICE-CEM) merkezi adıyla faaliyet gösterecek.
Siber ve elektromanyetik yöntemlerle dron kaçırma
Geleneksel dron savunma yöntemleri genellikle hedefin kinetik mühimmatla düşürülmesine ya da basit radyo frekansı karıştırmasına dayanıyor. Ancak ICE-CEM projesinin odak noktası; siber harp kabiliyetleri ile elektromanyetik harp tekniklerini birleştirerek çok daha sofistike bir savunma kalkanı oluşturmak.
Yeni merkezde geliştirilecek teknolojiler, havadaki tehdit dronlarının iletişim protokollerine sızarak kontrolü ele geçirmeyi, seyrüsefer algoritmalarını uzaktan manipüle etmeyi ve hedefleri dost unsurlara zarar vermeden güvenli biçimde yere indirmeyi amaçlıyor. Bu sayede kinetik mühimmat harcamadan, meskun mahallerde dahi ikincil hasar riski sıfıra indirilerek sürü dron saldırıları bertaraf edilebilecek.
Savunma devi ve önde gelen üniversiteler tek çatıda
Duke Üniversitesi liderliğinde yürütülecek araştırma programı, ABD savunma sanayisinin en büyük aktörlerinden Lockheed Martin’i ve ülkenin önde gelen akademik kurumlarını bir araya getiriyor. Konsorsiyumda yer alan diğer kurumlar şunlar:
- Georgia Institute of Technology (Georgia Tech)
- Pennsylvania Eyalet Üniversitesi (Penn State)
- Princeton Üniversitesi
- Texas A&M Üniversitesi
- Michigan Üniversitesi
- St. Louis Washington Üniversitesi
Konsorsiyum, üniversitelerin temel bilimler ve algoritma geliştirme alanındaki uzmanlığını, Lockheed Martin’in sahadaki mühendislik ve entegrasyon gücüyle birleştirerek geliştirilen sistemleri hızlı bir şekilde operasyonel hale getirmeyi hedefliyor. Projenin, ABD Silahlı Kuvvetleri’nin gelecekteki çok katmanlı hava ve üs koruma doktrinlerine doğrudan temel oluşturması bekleniyor.

















