Baltık semalarında ve denizinde ortak kalkan: İsveç ve Finlandiya güçlerini birleştirdi
NATO’nun iki yeni üyesi Finlandiya ve İsveç, bölgede artan Rus askeri faaliyetlerine karşı savunma işbirliklerini yeni bir boyuta taşıyor. Varılan mutabakat doğrultusunda İsveç Hava Kuvvetleri’ne ait savaş uçakları ve İsveç Deniz Kuvvetleri’ne bağlı savaş gemileri, Finlandiya’nın hava sahasını ve karasularını koruma görevlerine doğrudan destek verecek.
Girişimin temel amacı; Finlandiya’nın yabancı insansız hava araçlarını (İHA) tespit edip etkisiz hale getirme kapasitesini güçlendirmek ve sınır hatlarında yüksek hazırlık seviyesinde kesintisiz gözetim sürdürebilmesini sağlamak olarak açıklandı. Gerçekleştirilecek tüm harekatların komutası Helsinki yönetiminde kalacak ve operasyonlar bütünüyle Finlandiya’nın toprak gözetimi mevzuatına tabi tutulacak.
Sahte hedef İHA’lar ve artan hava sahası ihlalleri
Finlandiya Savunma Bakanı Antti Häkkänen, sınır hattında son dönemde gözlemlenen sahte hedef İHA’ların yarattığı tehdide işaret etti. Her iki başkent de son ihlalleri doğrudan Rusya’nın Ukrayna’da sürdürdüğü savaşın bölgesel güvenlik üzerindeki etkileriyle ilişkilendiriyor. Ortak görevlerin resmi olarak hangi tarihte başlayacağı ve ne kadar İsveç savaş uçağı ile gemisinin görevlendirileceği ise şimdilik kamuoyuyla paylaşılmadı.
Finlandiya Savunma Bakanlığı, ay başında bir Rus askeri uçağının hava sahasını ihlal ettiğinden şüphelenildiğini bildirmişti. Häkkänen, “Her şüpheli hava sahası ihlali titizlikle ele alınır” açıklamasında bulunarak tahkikatın devam ettiğini aktardı. Ülkede benzer bir tedirginlik mayıs ayında da yaşanmış, Helsinki’nin 50 kilometre doğusundaki Porvoo açıklarında iki Rus savaş uçağının sınırı geçtiği şüphesi üzerine inceleme başlatılmıştı.
5. Madde’yi sınama senaryoları masada
Genişletilen askeri işbirliği, NATO’nun kuzey kanadında Rus askeri manevralarına ilişkin artan endişelerin gölgesinde hayata geçiriliyor. İsveç Parlamentosu Savunma Komisyonu tarafından yayımlanan son değerlendirmede, siyasi koşulların uygun olduğunu düşündüğü takdirde Rusya’nın görece yakın gelecekte bir NATO müttefikine karşı hamlede bulunabileceği uyarısı yapıldı.
Raporda, böyle bir senaryonun ittifakın bir üyesine yapılan taarruzu tüm üyelere yapılmış sayan 5. Madde’nin güvenilirliğini ve NATO’nun kolektif dayanışmasını test etme amacı taşıyabileceği kaydedildi.

















