Amerika Birleşik Devletleri, Sudan’daki iç savaş sırasında kimyasal silah kullanıldığı yönündeki suçlamalar nedeniyle ülkenin askeri destekli hükümetine karşı ek yaptırımlar devreye soktu. Kimyasal Silahlar Sözleşmesi’nin ihlal edildiği yönündeki Washington yönetimi tespitinin ardından gelen bu adım, iki ülke arasındaki diplomatik gerilimi en üst seviyeye taşıdı.
Geçtiğimiz yıl nisan ayında yapılan tespittin ardından Hartum yönetimine verilen üç aylık uyarı süresinin sonuçsuz kalması, yeni bir yaptırım paketinin uygulanmasını tetikledi.
İhracat kısıtlamaları ve muafiyetler
Açıklanan yeni yaptırım paketi, ABD’den Sudan’a yönelik gerçekleştirilecek Amerikan malı ve teknolojisi ihracatının büyük ölçüde engellenmesini öngörüyor. Alınan kararla birlikte ticaret alanında sıkı bir ambargo uygulanırken, insani yardım operasyonları, sivil havacılık emniyeti ve şifreleme teknolojileri gibi belirli kategoriler kısıtlamalardan muaf tutuldu.
Sudan hükümeti ise iddiaları kesin bir dille reddederek yaptırımların siyasi güdümlü olduğunu ve “gerçeklerin tahrif edilmesine” dayandığını savundu.
Sudan’daki yıkıcı iç savaşın bilanço verileri
Nisan 2023’ten bu yana General Abdel Fattah al-Burhan liderliğindeki Sudan Silahlı Kuvvetleri ile General Mohamed Hamdan Dagalo komutasındaki Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasında süren çatışmalar, büyük bir insani krize yol açmış durumda. Birleşmiş Milletler verilerine göre:
-
Sudan genelinde 33,7 milyon kişi acil insani yardıma ihtiyaç duyuyor.
-
Yaklaşık 20 milyon insan akut gıda güvensizliği ile boğuşurken, birçok bölgede kıtlık riski yaşanıyor.
-
Çatışmaların başladığı günden bu yana 8,9 milyondan fazla insan ülke içinde yerinden edilirken, 150 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği bildiriliyor.
Tarafların ihlal iddiaları ve sahadaki kontrol
Her iki taraf da uluslararası insani hukuku ciddi şekilde ihlal etmekle suçlanıyor. Sudan ordusu kimyasal silah kullanımı ve ayrım gözetmeyen topçu atışlarıyla suçlanırken, RSF etnik tabanlı cinayetler, yaygın cinsel şiddet ve yargısız infazlarla suçlanıyor. Washington yönetimi daha önce her iki lideri de savaş suçları gerekçesiyle yaptırım listesine almıştı.
Her ne kadar ordu başkent Hartum ile ülkenin kuzey ve doğu kesimlerinde kontrolü büyük ölçüde yeniden sağlasa da, RSF hâlâ Darfur bölgesinin büyük bir kısmını elinde tutuyor. Uluslararası arabuluculuk çabalarının sonuçsuz kalması, kalıcı bir ateşkesin sağlanmasını engellemeye devam ediyor.



