Pekin yönetimi yapay zeka teknolojilerini cephede doğrudan taarruz amaçlı bir harp aracına dönüştürmeyi hedeflerken, Çin ordusu bünyesindeki araştırmacılardan dikkat çeken bir özeleştiri geldi. Çin Halk Kurtuluş Ordusu (PLA) araştırmacıları tarafından hazırlanan yeni bir çalışma, ülkenin askeri yapay zeka kabiliyetlerinin hedeflenen operasyonel seviyeden henüz uzak olduğunu ortaya koydu.
South China Morning Post’un aktardığı araştırmaya göre, Çin ordusu yapay zekayı halihazırda ağırlıklı olarak soru yanıtlama, veri özetleme ve içerik üretme gibi destekleyici arka plan görevlerinde kullanıyor. Teknolojinin doğrudan muharebe ortamına entegre edilmesine yönelik potansiyel uygulamaların ise büyük ölçüde deneysel ve keşif aşamasında kaldığı vurgulandı.
Yabancı büyük dil modellerinin gerisinde kaldı
Raporu hazırlayan araştırmacılar, Çin menşeli mevcut yapay zeka modellerinin performans açısından yabancı büyük dil modellerinin (LLM) “belirgin biçimde gerisinde kaldığına” işaret etti. Batılı rakipleriyle arasındaki bu teknolojik mesafeyi kapatmak isteyen uzmanlar, askeri yapay zekayı salt destek işlevlerinden çıkarıp aktif taarruz operasyonlarına dahil edecek “özerk ve kontrol edilebilir bir yapay zeka saldırı zinciri” inşa edilmesini önerdi.
Söz konusu taarruz zincirinin; muharebe sahasındaki askeri hedeflerin tespit edilip vurulması, düşman komuta-kontrol ağlarına siber taarruz kodları yazılması ve bilişsel harp (psikolojik harekat) unsurlarıyla hasım unsurların karar mekanizmalarının yönlendirilmesi gibi alanlarda kullanılması hedefleniyor.
Nitelikli personel ve operasyonel tecrübe eksikliği
Araştırmada, PLA’nın karşı karşıya olduğu tek engelin model yetersizlikleri olmadığına da dikkat çekildi. Çin’in hızla büyüyen sivil teknoloji sektörünün aksine, savunma sanayisinin bu hıza uyum sağlamakta zorlandığı ve orduda yapay zeka ile büyük veri uzmanlığına sahip askeri personel açığı bulunduğu kaydedildi.
Özel sektörden orduya transfer edilen sivil uzmanların güçlü teknik becerilere sahip olmalarına rağmen muharebe ve operasyonel askeri tecrübeden yoksun oldukları, bu durumun da saha şartlarında verimliliği sınırlandırdığı belirtildi.

















