ABD Donanması ve Boeing ortaklığıyla yürütülen geleceğin havacılık teknolojisi MQ-25A Stingray, savunma dünyasında yeni bir sayfa açtı. Illinois’teki MidAmerica St. Louis Havalimanı’nda gerçekleştirilen ve yaklaşık iki saat süren uçuşta, platformun otonom kabiliyetleri en zorlu safhalarda test edildi.
Tamamen otonom performans
MQ-25A, taksi sürecinden kalkışa, uçuş rotasından iniş anına kadar tüm aşamaları insan müdahalesi olmadan gerçekleştirdi. Operatörler, MD-5 Yer Kontrol İstasyonu aracılığıyla sadece izleme ve komuta doğrulama görevini yürüttü. Testin başarıyla sonuçlanması, uçak gemisi gibi dinamik ve riskli operasyonel ortamlarda otonom sistemlere duyulan güveni pekiştirdi.
Savaş uçaklarının yükü hafifliyor
Stingray’in en kritik misyonu, havada yakıt ikmali görevini devralmak olacak. Hâlihazırda bu görev için kullanılan F/A-18 Super Hornet savaş uçakları, insansız tankerlerin devreye girmesiyle birlikte sadece muharip görevlere odaklanabilecek. Bu dönüşümün, uçak gemisi hava kanadının operasyonel menzilini artırması ve filonun etki alanını genişletmesi bekleniyor.
Milyar dolarlık yatırımın ilk meyvesi
2018 yılında imzalanan 805 milyon dolarlık stratejik sözleşme kapsamında geliştirilen MQ-25A, Rolls-Royce AE 3007N motoruyla güçlendirildi. Test sürecinin bir sonraki durağı, uçak gemisi konuşlu operasyonlara hazırlık için Deniz Hava Üssü Patuxent River olacak. İstihbarat, gözetleme ve keşif görevlerini de destekleme kapasitesine sahip olan platform, modern deniz harp konseptinin en kritik unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor.

















