Türkiye ile Irak arasında uzun süredir diplomatik ve askeri temasların odağında yer alan Başika-Zilkan Askeri Üssü konusunda kritik bir uzlaşıya varıldı. New York’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, üssün kademeli olarak Irak merkezi hükümetine devredilmesini öngören anlaşmayı netleştirdi.
İki ülke hükümetleri tarafından yayımlanan ortak bildiride, Irak Cumhuriyeti’nin mutabık kalınan güvenlik adımlarını hayata geçirmesine paralel olarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin Başika-Zilkan Kampı’nı belirlenen takvim ve mekanizmalar doğrultusunda aşamalı biçimde devretme kararlılığı teyit edildi.
Sincar’da devlet otoritesi ve terörle mücadele şartı
Varılan mutabakat yalnızca askeri bir üssün devriyle sınırlı kalmayıp bölgedeki terör unsurlarının tasfiyesini de merkezine alıyor. Anlaşma metninde, Kuzey Irak genelindeki yasa dışı yabancı silahlı unsurların tamamen temizlenmesi ve Sincar bölgesinde Irak devlet otoritesinin eksiksiz biçimde yeniden tesis edilmesi maddeleri yer aldı.
Ankara, terör örgütü DEAŞ ile mücadele kapsamında yerel güçleri eğitmek amacıyla 2015 yılında Musul yakınlarındaki Başika bölgesine yaklaşık 600 Türk Silahlı Kuvvetleri personeli konuşlandırmıştı. Söz konusu askeri varlık, o tarihten bu yana iki başkent arasında egemenlik tartışmaları kapsamında dönemsel gerilimlere neden oluyordu.
Kalkınma Yolu ve bölgesel istikrar hedefi
Bağdat yönetiminin sınır hatlarında kontrolü artırma ve yerel milis güçlerini silahsızlandırma çabalarıyla eş zamanlı gelen devir planı, iki ülke arasındaki çok boyutlu ortaklığın önünü açıyor. Liderler görüşmede; güvenlik iş birliğinin derinleştirilmesi, karşılıklı ticaret ve yatırımların artırılması ile Basra Körfezi’ni Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak stratejik Kalkınma Yolu Projesi’nin hızlandırılması konularında tam mutabakat sağladı.
Görüşmenin ardından değerlendirmelerde bulunan ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, mutabakatın bölge dengeleri açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Barrack, Ankara’nın Zilkan’ı belirlenen mekanizmayla Bağdat’a devretmesinin hem Irak’ın egemenliğine hem de Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçlarına hizmet ettiğini ifade ederek, sürecin bölgenin kendi düzenini inşa etmesi açısından kritik bir kazanım sunduğunu kaydetti.

















