Birleşmiş Milletler (BM), İsrail yönetimine çağrıda bulunarak uluslararası bağımsız soruşturma heyetlerinin Gazze Şeridi’ne engelsiz ve derhal erişimine izin verilmesini talep etti. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, saldırıların başlamasından bu yana geçen yaklaşık üç yıllık süreçte yıkılan binaların enkazından çıkarılan cenazelerin ve kalıntıların olası savaş suçlarına dair kritik deliller barındırdığı uyarısında bulundu.
Filistin Sivil Savunma ekipleri, geçen yıldan bu yana yerle bir olan yapıların altından 630’u aşkın cenaze ve insan kalıntısı çıkarıldığını duyurdu. Ancak bölgeye ağır iş makineleri ve enkaz kaldırma teçhizatının girişine İsrail tarafından izin verilmemesi sebebiyle, arama ve kurtarma çalışmaları büyük ölçüde ilkel yöntemlerle ve elle yürütülmek zorunda kalıyor.
8 binden fazla sivil hâlâ enkaz altında
Yetkililer, 8 binden fazla sivilin naaşının halen tonlarca beton yığınının altında bulunduğunu tahmin ediyor. Durumun vahametine dikkat çeken BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, sürecin taşıdığı insani ve hukuki boyutu şu sözlerle aktardı:
“İsrail saldırılarıyla yerle bir edilen noktalarda adeta tüm bir ailenin kalıntıları gün yüzüne çıkarılıyor. Uzun süredir yakınlarından haber alamayan insanların en kötü korkularının ancak şimdi doğrulanabiliyor olması yürek parçalayıcı.”
BM ayrıca, İsrail askerlerinin konuşlu bulunduğu hatlarda dozerlerle yürütülen düzleme ve hafriyat faaliyetlerinin sürdüğünü; bu durumun cenazelere zarar vermenin yanı sıra uluslararası mahkemelerde delil niteliği taşıyacak unsurları da yok etme riski taşıdığını bildirdi.
Kırılgan ateşkese rağmen can kayıpları artıyor
Hamas ile İsrail arasında yürürlükte bulunan kırılgan ateşkese rağmen sahada şiddet sona ermiş değil. Kalıcı barış ve nihai çözüm müzakerelerinin tıkandığı süreçte Filistinli yetkililer, ateşkesin devreye girdiği Ekim 2025’ten bu yana İsrail güçlerinin saldırılarında en az 1.200 sivilin yaşamını yitirdiğini açıkladı.
Ekim 2023’ten bu yana devam eden askeri operasyonlar sonucu Gazze genelinde toplam can kaybı, büyük çoğunluğunu kadın ve çocukların oluşturduğu 73 bin 400’ün üzerine çıktı.
Uluslararası mahkemelerde soykırım ve savaş suçu davaları
BM’nin bu acil çağrısı, ayrı bir BM Soruşturma Komisyonu’nun İsrail’in Gazze’de soykırım suçu işlediğine hükmettiği raporun ardından geldi. Söz konusu raporda kitlesel ölümler, fiziksel ve psikolojik yıkım, kasıtlı olarak açlığa mahkûm etme, insani yardımların engellenmesi, sağlık ve eğitim sisteminin tamamen çökertilmesi soykırım kastının somut kanıtları olarak sıralandı.
İsrail ordusunun ve siyasi yönetiminin eylemleri uluslararası yargının da takibinde bulunuyor. Uluslararası Adalet Divanı, Güney Afrika’nın İsrail aleyhine açtığı soykırım davasını incelerken; Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ise savaş suçları ve insanlığa karşı suç isnadıyla Başbakan Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında yakalama kararı çıkarmıştı.

















