ABD Başkanı Donald Trump, İran ile devam eden krizde henüz nihai bir karar almadığını duyururken, Tahran yönetiminin müzakerelerde “ciddi” bir tutum sergilemeye başladığını belirtti. Orta Doğu’da beşinci ayına giren ve bölgesel bir savaşa dönüşme riski taşıyan çatışmalar sürerken, ABD’nin büyük çaplı bir askeri operasyonu şimdilik ertelemesi dikkat çekti.
Trump: “İran ile görüşmeler ciddileşiyor”
Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, İran’a yönelik sert saldırılar düzenleyip düzenlememe konusunda henüz bir karar vermediğini ifade etti. Tahran’ın müzakerelerde giderek daha ciddi adımlar attığını belirten Trump, ülkenin nükleer silah geliştirmesini engellemenin en kırmızı çizgisi olduğunu vurguladı. ABD Başkanı, kasım ayındaki ara seçimler öncesinde kamuoyu yoklamalarında baskı hissederken, savaşın maliyetinin ve seyrinin Washington’daki siyasi dengeleri etkilediği biliniyor.
Bölgesel Cepheler Genişliyor: Kızıldeniz ve Körfez Hattı
Washington ve Tahran arasındaki gerilim sürerken, çatışmalar farklı kollara yayılmaya devam ediyor. İran ordusu, Washington’ın son saldırılarına misilleme olarak Bahreyn, Ürdün ve Kuveyt’teki ABD askeri varlıklarını hedef aldığını açıkladı. Bununla birlikte, Yemen’deki İran destekli Husilerin Kızıldeniz’de Suudi Arabistan’a ait ticari gemileri hedef alması ve deniz ablukası ilan etmesi, krizin ekonomik ve jeopolitik boyutunu büyüttü. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon güçleri ise Yemen’in Hodeida kentindeki Husi mevzilerine yönelik hava operasyonlarıyla karşılık verdi.
Diplomatik Çabalar ve Küresel Güçlerin Rolü
Diplomatik arenada ise Çin ve Rusya’nın pozisyonları dikkat çekiyor. Trump, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in İran’ı silahlandırmadıkları yönündeki güvencelerine güvendiğini belirtti. Kırgızistan’da İran Dışişleri Bakanı Seyed Abbas Araghchi ile bir araya gelen Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, müzakerelerin derhal yeniden başlatılması ve Körfez bölgesinde gerilimi düşürmeyi amaçlayan mutabakat zaptının uygulanması çağrısında bulundu. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz’deki geçiş krizlerinin küresel enerji piyasalarını doğrudan tehdit ettiğine dikkat çekiyor.

















