Şirketin Jacksonville, Florida’daki merkezinde Şubat ayının sonlarında gerçekleştirilen değerlendirme, programı üretim planlaması ve uçuş testleri aşamasına taşıdı.
Tasarımdan üretime geçiş
Tasarım incelemesi kapsamında uçağın yapılandırması, sistemleri, aerodinamik yapısı ve performans parametreleri detaylıca analiz edildi. Bu aşamanın tamamlanması, Phantom 3500’ü yalnızca bir “umut verici konsept” olmaktan çıkarıp inşa edilmeye hazır bir hava aracına dönüştürdü.
Otto Aerospace Üst Yöneticisi (CEO) Scott Drennan, projenin bu aşamasını “artık uygulama ve icraat zamanı” sözleriyle değerlendirdi. Şirket, şimdi uçağın 2027’de yapılması planlanan ilk uçuşu için ayrıntılı mühendislik çalışmalarına odaklanıyor.
Verimlilik odaklı teknoloji
Phantom 3500, Otto Aerospace’in “uygulamalı laminer akış” teknolojisini valide etmek için tasarlandı. Bu teknoloji, uçağın hava direncini önemli ölçüde düşürerek enerji tüketimini optimize etmeyi hedefliyor. Söz konusu yetenek, gelecekteki askeri uygulamaların yanı sıra uzun menzil ve düşük yakıt tüketimi gerektiren iş havacılığını yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor.
Teknik özellikler ve arka plan
Uçağın mimarisi, şirketin daha önceki Celera projelerine dayanıyor. Celera 800’ün gövde yapısı ile Celera 500L’nin pistonlu motor teknolojisini birleştiren jet, 23 metreküp kabin hacmi ve 2 metrelik kabin yüksekliği ile dikkat çekiyor. Çift Williams FJ44 turbofan motor ile güçlendirilen hava aracı, 3.500 deniz mili (yaklaşık 6.482 kilometre) menzil ve 51.000 feet (15.545 metre) operasyonel tavan yüksekliği sunuyor.

















