Türkiye’nin savunma sanayisindeki yerlilik hamleleri, gökyüzündeki caydırıcı güçle taçlanmaya devam ediyor. Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığının 115’inci kuruluş yıl dönümü kapsamında gurur verici özel bir video paylaştı. Havacılık tarihinin köklü geçmişini ve modern kabiliyetlerini gözler önüne seren bu özel videoda, Türkiye’nin gelecekteki en kritik stratejik varlıklarından biri olması beklenen HAVA SOJ (Stand-Off Jammer) Elektronik Harp Uçağı detayı dikkat çekti. Hava gücünün geleceğine ışık tutan bu görüntü, savunma çevrelerinde büyük bir heyecan yarattı.
ASELSAN ve TUSAŞ ortaklığıyla stratejik güç
Türk savunma sanayisinin öncü şirketleri ASELSAN ve Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) iş birliğiyle yürütülen HAVA SOJ Projesi, Türk Hava Kuvvetlerinin elektronik harp ve sinyal istihbaratı alanındaki operasyonel kabiliyetlerini çağın ötesine taşımayı hedefliyor. Yüksek güvenlik protokolleri nedeniyle hakkında oldukça kısıtlı bilgi paylaşılan bu stratejik platform, modern savaş sahasında düşman hava savunma hatlarının uzaktan köreltilmesi ve etkisiz hale getirilmesinde hayati bir rol üstlenecek.
İlk teslimat için geri sayım başladı
Projenin mevcut durumu ve teslimat takvimine ilişkin daha önce önemli açıklamalarda bulunan TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, gökyüzündeki bu yeni gücün çok yakında envantere gireceğinin sinyalini vermişti. Test faaliyetlerinin yoğun bir şekilde devam ettiğini belirten Demiroğlu, ilk teslimatların 2026 yılı içerisinde gerçekleştirilmesinin planlandığını doğrulamıştı.
Projeyi Türk Hava Kuvvetlerinin ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirdiklerini vurgulayan Demiroğlu, süreci şu sözlerle özetlemişti:
“Hava kuvvetlerinin ihtiyaçlarına yönelik olarak, beraber ASELSAN’la çok yakın çalıştığımız bir proje.”
“Önce can, sonra canan”: Uluslararası pazarın gözü bu projede
HAVA SOJ platformu, henüz tam anlamıyla göreve başlamadan uluslararası savunma sektöründe de adından söz ettirmeyi başardı. Dünyanın pek çok ülkesinden bu teknolojiye yönelik yoğun bir talep ve şaşkınlık aldıklarını ifade eden TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, küresel ilgiyi şu çarpıcı sözlerle aktarmıştı:
“Dünya üzerindeki birçok ülkeden bunu duyan, ‘Bir dakika, bunu siz yapıyor musunuz?’ diyen ülkelerden istek alıyoruz.”
Gelen yoğun dış talebe rağmen projenin birincil önceliğinin her zaman yurt içi savunma ihtiyaçları olduğunun altını çizen Demiroğlu, “Ama dediğim gibi önce elimiz bizim kendi hava kuvvetlerimiz. Önce can, sonra canan.” diyerek Türkiye’nin güvenlik önceliğini net bir şekilde ortaya koymuştu.
Hava savunma hattına dört yeni koruyucu
Geliştirme programı kapsamında Türk Hava Kuvvetleri envanterine toplam 4 adet HAVA SOJ Elektronik Harp Uçağının kazandırılması hedefleniyor. 2026 yılında teslim edilecek ilk uçağın ardından filonun hızla tamamlanması beklenirken; bu platformlar elektronik taarruz, elektronik destek ve sinyal istihbaratı görevlerinde ordunun gözü kulağı olacak. Uçaklara entegre edilen yüksek teknolojili görev sistemlerinin tamamının yerli ve milli imkanlarla Türkiye’de geliştirilip üretilmesi ise projeyi tamamen bağımsız kılıyor.
Geniş elektromanyetik spektrumda mutlak hakimiyet
HAVA SOJ’un bünyesinde barındırdığı gelişmiş görev sistemleri; kara, hava ve deniz unsurlarına ait düşman radarları ile askeri haberleşme yayınlarının anında tespit edilmesini, teşhis edilmesini ve sınıflandırılmasını sağlıyor. Tehditlerin yön ve konum bilgilerini hassas bir şekilde belirleyen platform; sinyal istihbaratı (SIGINT), elektronik destek (ESM) ve elektronik taarruz görevlerini aynı anda, tek bir gövdede icra edebilecek şekilde tasarlandı. Geniş elektromanyetik spektrumda görev yapacak bu yetenek sayesinde, Türk Hava Kuvvetleri harekat sahasındaki tüm görünmez tehditleri analiz ederek gerektiğinde tek bir tuşla etkisiz hale getirebilecek.

