İngiltere Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin (RAF) envanterinde bulunan ve General Atomics Aeronautical Systems (GA-ASI) tarafından geliştirilen Protector RG Mk1 insansız hava aracı, operasyonel kabiliyetlerini artıracak çok önemli bir aşamayı geride bıraktı. MQ-9B SkyGuardian platformunu temel alan SİHA, Raytheon UK üretimi Paveway IV lazer güdümlü bomba ve MBDA üretimi Brimstone 3A havadan karaya füzesini güvenle taşıma ve ateşleme yetkisi kazandı.
Kaliforniya’da Gerçekleştirilen Kapsamlı Testler
Güney Kaliforniya’daki tesislerde, İngiltere Savunma Bakanlığı gözetiminde yürütülen test faaliyetleri haziran ayında başarıyla sonuçlandı. Bu süreç, GA-ASI tarihinde bir müşteri için ilk kez doğrudan liderlik edilen silah kalifikasyon kampanyası olma özelliği taşıyor. Testler sonucunda, her iki mühimmatın da uçuş sırasında güvenli ayrılma ve taşıma gereksinimlerini eksiksiz karşıladığı tescillendi.
Eski nesil MQ-9A Reaper dronlarının yerini almak üzere göreve hazırlanan Protector; istihbarat, gözetleme, hedef tespiti ve keşif (ISTAR) görevlerinin yanı sıra hassas vuruş kabiliyetiyle de donatılmış oldu.
Paveway IV ve Brimstone 3 ile Gelen Üstün Vuruş Gücü
SİHA envanterine entegre edilen mühimmatlar, İngiltere’nin mevcutjet filosunda aktif olarak kullanılan standart sistemlerle uyum sağlıyor:
-
Paveway IV: Raytheon UK tarafından üretilen, yarı aktif lazer ile GPS/INS navigasyon sistemini birleştiren 500 pound (227 kilogram) ağırlığında gelişmiş bir hassas güdümlü bombadır. Bina, sığınak ve sabit altyapı hedeflerinin yanı sıra hareketli hedeflere karşı da etkin olarak kullanılmaktadır.
-
Brimstone 3A: MBDA imzasını taşıyan, milimetre dalga boylu radar ile yarı aktif lazer arayıcı başlığa sahip 110 pound (50 kilogram) sınıfı bir havadan karaya füzedir. Özellikle tanklar, zırhlı muharebe araçları ve hızlı hareket eden deniz araçlarına karşı yüksek hassasiyetli taarruz imkanı sunar.
Uzmanlar, bu başarılı entegrasyonun Protector RG Mk1 platformunu sadece bir gözetleme aracı olmaktan çıkarıp, müttefik doktrinleriyle tam uyumlu, kalıcı ve caydırıcı bir taarruz platformuna dönüştürdüğünü vurguluyor.



