ABD yönetimi, Ankara’nın Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerine yönelik bazı Kongre üyelerinin çekincelerine rağmen, Türkiye’ye 700 milyon doları aşkın değerde General Electric F110 motoru satma niyetini resmi olarak Kongre’ye bildirdi. Reuters’ın aktardığı bilgilere göre, bu satış girişimi Türkiye’nin yerli savaş uçağı projesi için stratejik bir öneme sahip.
KAAN programı için kritik destek
Önerilen satışın temel amacı, halihazırda prototiplerinde F110 motorlarını kullanan Türkiye’nin milli muharip uçak programı KAAN’ı desteklemek. Türkiye, 2025 yılında teslim edilen 10 motorun ardından, proje takvimi doğrultusunda 80 adet daha F110 motoru tedarik etmeyi hedefliyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından Kongre’ye gönderilen bildirimde, satışın “siyasi, askeri, ekonomik, insan hakları ve silah kontrolü değerlendirmeleri” dikkate alınarak lisanslanmaya hazır olduğu ifade edildi.
NATO zirvesi öncesi diplomatik zamanlama
Satış bildirimi, 7-8 Temmuz tarihlerinde Türkiye’de düzenlenecek NATO zirvesi öncesine denk geldi. Bu hamle, Trump yönetiminin Ankara ile ilişkileri güçlendirme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte, bu karar Türkiye’nin F-35 programına geri dönme hedefini doğrudan kapsamıyor.
Kongre’nin satışı engellemek için 15 gün süresi bulunuyor. Bu süreçte satışa karşı ortak bir ret kararı sunulması halinde, Başkan Trump’ın bu kararı veto etme yetkisi bulunuyor.
KAAN’ın yerli motor hedefi ve gelecek planları
Türkiye, KAAN programında F110 motorlarını geçici bir çözüm olarak kullanırken, uzun vadede yerli motor seçeneği olan TEI-TF35000 projesi üzerindeki çalışmalarını sürdürüyor.
KAAN programının takvimine göre:
- TEI-TF35000 Entegrasyonu: 2032 yılında gerçekleşmesi planlanan yerli motorun 2036 yılına kadar tam olgunluğa ulaşması öngörülüyor.
- İlk Teslimatlar: Türkiye, ilk parti 20 adet yerli KAAN savaş uçağını 2030 yılına kadar envantere katmayı hedefliyor.
Hava üstünlüğü ve hassas vuruş görevleri için tasarlanan çift motorlu KAAN; görünmezlik (stealth) özellikleri, gelişmiş sensörler ve ağ merkezli yeteneklerle donatıldı. Platform, Türk Hava Kuvvetleri’nin mevcut F-16 filosunun yerini alması amacıyla geliştirilirken; İspanya, Suudi Arabistan ve Endonezya gibi potansiyel ihracat pazarlarında da büyük ilgi görüyor.



