Türk Silahlı Kuvvetlerinin ateş gücünü, harekât kabiliyetini ve personelin koordinasyon düzeyini test eden Ateş Serbest-2026 Faaliyeti, Ankara’nın Polatlı ilçesinde yer alan General Nahit Şenoğlu Atış ve Tatbikat Bölgesi’nde icra edildi. Faaliyetin Seçkin Gözlemci Günü’ne katılan Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, sahadaki hedeflerin tam isabetle vurulduğu tatbikatta önemli açıklamalarda bulundu.
Farklı kuvvet komutanlıklarının müşterek harekât yeteneğinin sergilendiğini belirten Güler, modern silah sistemlerinin sahada sağladığı operasyonel üstünlüğün ve personelin görev uyumunun altını çizdi.
Çok sayıda silah sistemi ilk kez sahaya çıktı
Tatbikat kapsamında Mehmetçiğin kullanımına sunulan yerli ve millî teçhizata dikkat çeken Bakan Güler, envantere giren yeni sistemlerin etkinliğine vurgu yaptı.
Farklı çap ve sınıflarda çok sayıda sistemin hedefleri başarıyla imha ettiğini kaydeden Güler, şu değerlendirmede bulundu:
“Bu yılki faaliyetimizde bir kısmı ilk defa olmak üzere çok sayıda farklı cins ve çapta silah ve sistemlerin kullanılması ulaştığımız üstün seviyeyi ve gelişen harekat kabiliyetlerimizi göstermesi bakımından ayrıca önem taşımaktadır.”
Bakan Güler, askerî başarının sadece ileri teknolojiye sahip olmakla sınırlı kalmadığını; bu kabiliyetlerin eğitimli, disiplinli kadrolar tarafından doğru zamanlama ve sevk idareyle yönetilmesinin belirleyici olduğunu hatırlattı.
Millî teknolojilerle güçlenen envanter
Cumhurbaşkanlığı liderliğinde savunma sanayiinde atılan adımların Türk Silahlı Kuvvetlerinin modernizasyonunda kritik rol oynadığını ifade eden Güler, Savunma Sanayii Başkanlığı ve ilgili sanayi kuruluşlarıyla güçlü koordinasyonun süreceğini belirtti. Güler, yerli imkânlarla geliştirilen teknolojilerin dışa bağımlılığı en aza indirdiğini ve kritik harp teknolojilerinde Türkiye’nin yetkinliğini üst basamaklara taşıdığını kaydetti.
Modern muharebede nitelikli personelin rolü
Çağın getirdiği askerî gereksinimlere değinen Bakan Güler; elektronik harp, istihbarat, hassas hedef tespiti, insansız kara ve hava sistemleri ile ateş destek unsurlarının entegre çalışmasının şart olduğunu söyledi. Birlikte çalışabilirlik kültürünün tatbikatlar sayesinde pekiştiğini belirten Güler, güçlü orduların temel dayanağının vatansever, vazife bilinci yüksek ve nitelikli askerî personel olduğunu vurguladı.
Bölgesel barış ve küresel istikrar vurgusu
Türkiye’nin sahadaki caydırıcı askerî gücünü diplomasi masasında da etkin biçimde kullandığına işaret eden Güler, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu’da tırmanan gerilimlerin sona erdirilmesi adına yürütülen barış girişimlerinin sürdüğünü ifade etti. Pakistan ve Suudi Arabistan ile tesis edilen Mekke Anlaşması gibi çok taraflı iş birliklerine dikkat çeken Bakan Güler, Türkiye’nin kendi sınır güvenliğini tahkim ederken dost ve müttefik coğrafyaların istikrarına da katkı sunmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.


















