Lüksemburg Savunma Müdürlüğü, Avrupa savunma ve havacılık sistemlerinde kullanılan kritik malzemelerin yerel kaynaklardan temin edilmesi amacıyla Uplift360 şirketi ile 8 yıllık bir çerçeve anlaşması imzaladı. Bu ortaklık, özellikle jeopolitik gerilimler ve ihracat kısıtlamaları nedeniyle risk altında olabilecek kritik hammadde tedarik zincirlerini güvence altına almayı hedefliyor.
Dışa bağımlılığı azaltma hedefi
Anlaşma kapsamında Uplift360, Lüksemburg savunma yetkilileriyle iş birliği yaparak askeri platformların ihtiyaç duyduğu malzeme gereksinimlerini belirleyecek, üretim kapasitesini genişletecek ve gelecekteki tedarik süreçleri için yeni teknolojiler geliştirecek. Şirketin geliştirdiği özel kimyasal işleme teknolojisinin, savunma malzemelerinin Avrupa kaynaklı üretimini hızlandıracağı ve NATO genelinde uygulanabilir bir tedarik zinciri modeli oluşturacağı öngörülüyor.
NATO’nun kritik hammadde girişimi ile uyumlu
Söz konusu anlaşma, NATO’nun Savunma Sanayii Forumu’nda başlatılan “Savunma İçin Kritik Hammaddeler” başlıklı çok uluslu girişimle doğrudan örtüşüyor. Bu proje, müttefik ülkelerin askeri üretim için elzem olan malzemelere erişimini kolaylaştırmayı ve üye ülkeler arasındaki tedarik zinciri dayanıklılığını artırmayı amaçlıyor. İleri düzey malzemeler; uçaklar, füzeler, sensörler ve elektronik sistemler dahil olmak üzere çok çeşitli savunma platformlarında kilit rol oynuyor.
“Tedarik zinciri savunmanın temelidir”
Lüksemburg Savunma Bakanı Yuriko Backes, anlaşmaya dair yaptığı açıklamada tedarik zincirlerinin önemine vurgu yaparak şunları ifade etti:
“Güçlü tedarik zincirleri, savunma sanayiimizi büyütmek için ihtiyaç duyduğumuz temel taştır. Savunma hazırlığımız buna bağlıdır. Bu çok yıllık çerçeve anlaşmasıyla Lüksemburg, inovasyonu teşvik ederken, kaynak verimliliğini en üst düzeye çıkarıyor ve aynı zamanda ülkemizin dayanıklılığına ve çevresel korunmasına katkıda bulunuyor.”
Uplift360’ın önümüzdeki 10 yıl içinde kapasitesini genişletmeyi planladığı bu programın finansal detayları ise paylaşılmadı.



