İran yargısı, ocak ayında ülke genelinde düzenlenen protestolara katıldığı gerekçesiyle yargılanan Mohammad Amini Dehaghani’nin idam cezasının infaz edildiğini duyurdu. Yargı kaynaklarına bağlı Mizan Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre, Dehaghani, “moharebeh” (Allah’a karşı savaş açmak) ve “yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak” (ifsad fil-arz) suçlarından hüküm giymişti.
İdam kararının gerekçeleri
Ocak ayının başında İsfahan eyaletine bağlı Dehaghan kentinde yaşanan protestolar sırasında tutuklanan Dehaghani, resmi makamlar tarafından ciddi suçlamalarla karşı karşıya bırakılmıştı. İddianamede, Dehaghani’nin 9 Ocak 2026 tarihinde Dehaghan Valilik binasına Molotofkokteyli attığı, kamu malına zarar verdiği ve yerel bir polis merkezine saldırı düzenlenmesi için kalabalığı kışkırttığı öne sürüldü.
İran yargısı, güvenlik kamerası görüntüleri ve kendisine atfedilen itirafları temel alarak verilen idam kararının, Yüksek Mahkeme tarafından onandığını belirtti. Ancak insan hakları örgütleri, yargılama sürecinin şeffaflıktan uzak olduğunu, sanığın bağımsız avukata erişiminin kısıtlandığını ve “adil yargılanma” ilkesinin ihlal edildiğini savunuyor.
Savaş sürecinde infazlarda artış
Dehaghani’nin idamı, İran, ABD ve İsrail arasında 28 Şubat 2026’da başlayan “İkinci İran Savaşı” sonrasında ülkede artış gösteren infaz dalgasının son halkası oldu. Savaşın başlamasıyla birlikte iç güvenlik politikalarını sertleştiren İran yönetimi, muhaliflere, protestoculara ve casuslukla suçlanan kişilere yönelik ceza infazlarını hızlandırdı.
İnsan hakları örgütlerinden uyarı
Uluslararası gözlemciler, çatışma ortamının yarattığı belirsizliklerin, siyasi tutukluların durumunu daha da kritik hale getirdiğine dikkat çekiyor. İran İnsan Hakları Örgütü (IHRNGO) tarafından yapılan açıklamada, savaşın yeniden yoğunlaşmasıyla birlikte idamların bir “siyasi araç” olarak kullanılmasından endişe duyulduğu vurgulandı.
Sadece ocak ayı protestolarıyla bağlantılı olarak idam edilenlerin sayısının 20’yi aştığı tahmin edilirken, yüzlerce siyasi mahkumun daha benzer suçlamalarla idam tehlikesiyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Uluslararası toplum, özellikle Avrupa Birliği, Tahran yönetimine infazları durdurması yönündeki çağrılarını yineleyerek, bu sürecin diplomatik görüşmelerde merkezi bir konu haline getirilmesi gerektiğini savunuyor.

















