İnsansız deniz platformlarının taarruz kabiliyetlerini kanıtlayan kritik bir canlı atış testi gerçekleştirildi. ABD’li savunma sanayii devi Lockheed Martin ile deniz otonomisi şirketi Saildrone, 20 metre (65 fit) uzunluğundaki Surveyor sınıfı insansız deniz aracından (İDA) iki adet Müşterek Hava-Kara Füzesi (JAGM) fırlatarak hedefleri başarıyla vurdu.
Hawaii açıklarında düzenlenen RIMPAC tatbikatı kapsamında icra edilen atış, ticari amaçla geliştirilen okyanus araştırma ve haritalama araçlarının vurucu bir deniz platformuna dönüştürülebileceğini ortaya koydu.
Altı ayda konseptten canlı atışa
Lockheed Martin ile Saildrone arasındaki entegrasyon projesinin masadaki tasarım aşamasından açık denizde canlı atış aşamasına yalnızca altı ay gibi rekor bir sürede ulaştığı bildirildi. Bu hız, hazır askeri mühimmat sistemlerinin ticari gövde ve otonom yazılımlara sıfırdan platform geliştirmeye gerek kalmadan ne kadar hızlı adapte edilebileceğini gösteriyor.
Tatbikat sırasında USS Theodore Roosevelt Uçak Gemisi Görev Grubu ile ortak harekât icra eden sistem, aynı zamanda pasif elektronik harp yeteneklerini de sergiledi. MH-60S Seahawk helikopteriyle veri paylaşımı yapan Surveyor, radar yayını yapmadan simüle edilen düşman radar sinyallerini tespit ve teşhis etmeyi başardı.
ARES sistemiyle ağ merkezli otonom angajman
Atış senaryosunda hedefleme süreci ABD Donanması’nın Uzaktan Angajman Destek Sistemi (ARES) üzerinden yönetildi. Yüksek hızlı simüle edilmiş bir su üstü hedefine ait koordinat ve telemetri verileri, veri bağı aracılığıyla Surveyor İDA’ya aktarıldı.
Gemi üzerindeki yapay zekâ ve görev bilgisayarı, gelen verileri bağımsız olarak işleyerek JAGM füzelerini hedefe kilitledi ve insan müdahalesine gerek kalmadan atışı otonom olarak gerçekleştirdi. Çift modlu arayıcı başlığa (yarı aktif lazer ve milimetrik dalga radar) sahip olan JAGM mühimmatı, zorlu deniz koşullarında hareketli su üstü hedeflerine karşı yüksek hassasiyet sağlıyor.
Sırada Mk 70 dikey fırlatma sistemleri var
Testin başarıyla sonuçlanması, Saildrone araçlarının daha ağır silah yükleriyle donatılmasının önünü açtı. Şirketler, geliştirme programının bir sonraki aşamasında 50 metrelik daha büyük “Spectre” sınıfı insansız deniz araçlarına; Tomahawk ve SM-6 füzelerini ateşleyebilen Mk 70 dikey fırlatma sistemleri (VLS) ile çekili sonar antenleri entegre etmeyi planlıyor.
Bu konsept, donanmaların insanlı savaş gemilerini riske atmadan geniş deniz alanlarında düşük maliyetli, dağıtık ve otonom bir ateş gücü şemsiyesi kurmasına imkân tanıyacak.

















