Ukrayna’daki çatışmalarda yoğunlaşan seyir füzesi ve insansız hava aracı (İHA) taarruzları, Avrupa genelinde ulusal sınırları aşan entegre hava savunma ihtiyacını zirveye taşıdı. Airbus Defence and Space, NATO müttefiklerinin ortak hava savunma kabiliyetini test etmek amacıyla Almanya ve İsveç’e ait hava savunma platformlarını tek bir dijital komuta-kontrol ağı altında entegre etti.
Girit Adası’nda icra edilen SPARTAN ARROW 26 tatbikatı kapsamında gerçekleştirilen denemelerde; Almanya’nın orta menzilli IRIS-T SLM sistemi ile İsveç’in uzun menzilli Patriot bataryası, Almanya’nın Karadan Havaya Füze Harekât Merkezi’ne (SAMOC) bağlandı. Bu ortak komuta merkezi, farklı batarya ve silah sistemlerini ortak bir dijital ağ üzerinden senkronize biçimde koordine etme kabiliyeti sağladı.
Alçak irtifadan uzun menzile kesintisiz katmanlı koruma
Tatbikat mimarisine yalnızca orta ve uzun menzilli füzeler değil, yakın hava tehditlerine karşı geliştirilen platformlar da dahil edildi. Airbus, Alman Ordusu’nun mini dronlar ve alçaktan uçan tehditlere karşı kısa menzilli koruma sağlayan Hafif Hava Savunma Sistemi’ni (LeFlaSys) de aynı komuta zincirine entegre etti.
Böylelikle kısa, orta ve uzun menzilleri kapsayan çok katmanlı, bütünleşik bir hava savunma kalkanı oluşturuldu. Gerçek mühimmatlı atış testlerinin de yapıldığı tatbikatta elde edilen ağ bant genişliği, sistem tepki süreleri ve elektronik karıştırmaya karşı direnç verileri; NATO’nun gelecekteki ağ merkezli komuta kontrol yeteneklerinin geliştirilmesine doğrudan katkı sağlayacak.
Entegre sistemin önemine değinen Airbus Defence and Space Savunma Dijital ve Siber Başkanı Andreas Reinecke, “Günümüzde etkili bir hava savunması münferit ürünlerin performansından ziyade, sorunsuz şekilde entegre edilmiş genel bir kabiliyetin sonucudur.” değerlendirmesinde bulundu.
Entegre hava ve füze savunması neden kritik?
Girit’te başarıyla tamamlanan tatbikat, Avrupa genelinde ulusal sınırları aşarak ortak çalışan kademeli bir füze savunma mimarisi inşa etme gayretlerinin kritik bir parçasını oluşturuyor. Rusya’nın Ukrayna sahasında asimetrik dron sürüleri ile hipersonik ve seyir füzelerini yoğun biçimde kullanması, Batılı karar vericileri tekil sistem yönetiminden merkezi ağ yapısına yöneltti.
Farklı ülkelerin radar sensörlerini, füzelerini ve sahra birliklerini tek bir dijital platformda buluşturmak; komutanların sahadaki kaynakları birbirinden bağımsız yönetmek yerine tehdit seviyesine en uygun mühimmatla karşılık vermesini mümkün kılıyor.
Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi’ne teknolojik temel
Almanya öncülüğünde yürütülen Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi (ESSI), kıta ülkelerinin hava ve füze tehditlerine karşı ortak tedarik ve sistem entegrasyonuyla savunma kapasitesini artırmayı hedefliyor.
Airbus tarafından test edilen çok uluslu veri bağı mimarisi, NATO’nun ulusal sensörleri, komuta kontrol unsurlarını ve silah istasyonlarını birbirine bağlayan Entegre Hava ve Füze Savunması (IAMD) doktrinine doğrudan teknolojik altyapı sunuyor.


















