Orta Doğu’da kırılgan barış ortamı yerini yeniden şiddetli çatışmalara bıraktı. Hürmüz Boğazı’nda seyir halindeki kargo gemilerine yönelik saldırıların ardından ABD ve İran arasında gerilim tırmandı. Her iki tarafın da birbirini mutabakat zaptını ihlal etmekle suçladığı bu süreç, küresel piyasaları da olumsuz etkiledi.
Hürmüz Boğazı’nda misilleme ateşi
ABD ordusu, Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapan ticari gemilere yönelik saldırıları gerekçe göstererek İran’a kapsamlı bir operasyon düzenledi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), hava savunma sistemleri, radar istasyonları ve İran Devrim Muhafızları’na (IRGC) ait 60’tan fazla küçük tekne dahil olmak üzere 80’den fazla hedefi vurduğunu açıkladı. Pentagon, operasyonun bölgedeki uluslararası ticaretin güvenliğini korumak amacıyla “doğrudan yanıt” niteliğinde olduğunu belirtti.
İran cephesi ise ABD’nin operasyonuna hızlı bir karşılık verdi. Devrim Muhafızları, Bahreyn ve Kuveyt’teki çok sayıda ABD askeri tesisini hedef aldığını duyurdu. İranlı başmüzakereci Muhammed Bakır Galibaf, Washington yönetiminin petrol yaptırımlarını yeniden devreye sokmasını ve boğazdaki “geçiş haklarını” ihlal etmesini gerekçe göstererek, bu saldırıların anlaşmanın ağır bir ihlali olduğunu savundu.
Enerji piyasasında belirsizlik hakim
Yaşanan çatışmalar, küresel petrol fiyatlarını son iki haftanın en yüksek seviyesine çıkardı. Analistler, bölgedeki lojistik hatların güvenliğinin yeniden tehdit altına girmesinin, enerji arzı konusunda derin endişeler yarattığını belirtiyor.
Güvenlik uzmanı Andreas Krieg, İran’ın Umman kıyısındaki alternatif transit koridorunu reddettiğini ve boğaz üzerinde kendi kontrolünü dayatma eğiliminde olduğunu ifade etti. Krieg, “İran, herhangi bir alternatif yönetimi kabul etmeyeceğinin sinyalini veriyor,” değerlendirmesinde bulunarak çatışmaların devam edebileceği uyarısında bulundu.
Diplomatik süreç tıkanma noktasında
Geçtiğimiz ay imzalanan ve çatışmaları sona erdirmeyi öngören mutabakat zaptı, ABD’nin İran’a yönelik petrol satış yaptırımlarını yeniden devreye almasıyla işlevini yitirmiş durumda. Washington yönetimi, İran’ın “iyi davranış” sergilemesi durumunda kazanımların devam edeceğini belirtse de, sahada yaşanan şiddet olayları iki ülke arasındaki diplomatik kanalların ne kadar etkili olabileceği konusunda ciddi soru işaretleri yaratıyor.
Taraflar arasındaki gerilimin, ticaret yolları üzerindeki egemenlik hakları ve geçiş ücretleri tartışmaları etrafında yoğunlaştığı görülüyor. Bölgedeki ticari ve askeri hareketlilik, Orta Doğu’daki barış arayışlarının önümüzdeki günlerde daha sancılı bir sürece girebileceğini gösteriyor.



