ABD ordusu, askeri operasyonlarında yeni bir dönemi başlatarak ilk kez deniz insansız hava araçlarını (deniz dronları) çatışma ortamında kullandı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Pazartesi günü yaptığı açıklamada, İran’ın Bandar Abbas limanındaki bir denizaltı ve gemi bakım tesisinin, üç adet “Corsair” tipi tek yönlü saldırı dronu ile vurulduğunu duyurdu.
Deniz dronları ilk kez muharebede kullanıldı
CENTCOM tarafından X platformunda paylaşılan görüntülerde, dronların limandaki iki iskele yakınında patladığı, bölgede yangınların çıktığı ve liman üzerinde dumanların yükseldiği görülüyor. Bu operasyon, ABD kuvvetlerinin deniz dronlarını muharebede kullandığı ilk resmi vaka olarak kayıtlara geçti.
ABD askeri yetkilileri, gerçekleştirilen bu hassas vuruşların temel amacının, İran’ın ticari gemilere yönelik saldırı kapasitesini zayıflatmak olduğunu belirtti. Son dönemde bölgedeki deniz trafiğine yönelik artan tehditler, ABD’nin bu yeni nesil teknolojiyi sahaya sürmesinde ana etken olarak değerlendiriliyor.
Saronic üretimi Corsair dronların teknik özellikleri
Operasyonda kullanılan Corsair dronları, Teksas merkezli Saronic Technologies tarafından üretiliyor. Bu sistemler, modern deniz harbinin ihtiyaçlarına göre özel olarak geliştirilmiş durumda:
-
Boyut ve Hareket: Yaklaşık 7,3 metre uzunluğunda olan bu araçlar, dizel motor gücüyle çalışıyor.
-
Otonom Yapı: “Otonom su üstü aracı” olarak sınıflandırılan sistemler, denizden fırlatılabiliyor. Bu sayede büyük savaş gemileri, limana dönmek zorunda kalmadan dronları kolayca konuşlandırıp geri alabiliyor.
-
Çok yönlülük: Corsair platformları, sadece saldırı değil, aynı zamanda arama-kurtarma operasyonlarında da kullanılabiliyor. Nitekim geçen ay, İran tarafından düşürülen bir ABD Apache saldırı helikopterindeki iki mürettebatın kurtarılmasında da bir Corsair dronunun destek görevinde yer aldığı bildirilmişti.
Bu yeni teknolojik hamle, ABD’nin asimetrik tehditlere karşı otonom ve düşük maliyetli sistemlere olan odağının arttığını gösteriyor. Uzmanlar, deniz dronlarının özellikle lojistik ve güvenlik odaklı görevlerde önümüzdeki yıllarda çok daha merkezi bir rol oynayacağını öngörüyor.



