Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW), Perşembe günü aldığı bir kararla Suriye’nin örgüt bünyesindeki oy haklarını resmen iade etti. Bu karar, 2024 yılında Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından ülkede yaşanan “önemli değişimlere” ve yeni yönetimin yasaklı kimyasal maddelerin stoklarını imha etme konusundaki somut adımlarına dayandırılıyor.
2021’de askıya alınan haklar geri verildi
OPCW, 2021 yılında emsali görülmemiş bir karara imza atarak, Suriye’nin kendi halkına karşı sarin gazı ve klor gazı kullandığının tespit edilmesi üzerine ülkenin oy kullanma haklarını askıya almıştı. Ancak Esad sonrası dönemde Şam’daki yeni otoriteler, iç savaş boyunca kullanılan kimyasal silahların temizlenmesi ve OPCW ile şeffaf bir iş birliği yürütme konusunda taahhüt verdi.
OPCW Genel Direktörü Fernando Arias, bu gelişmeyi “Suriye’nin eski rejiminden miras kalan kimyasal silahların tamamen ve doğrulanabilir şekilde ortadan kaldırılması çabalarında bir dönüm noktası” olarak nitelendirdi.
“Esad sonrası” dönemde yeni iş birliği
Yeni Suriye hükümeti, OPCW ile yürüttüğü süreçten memnuniyet duyduğunu ifade ederken, dışişleri bakanlığı aracılığıyla yapılan açıklamada bu kararın uluslararası toplumun Suriye’deki dönüşüme olan güvenini yansıttığı belirtildi. Şam yönetimi, özellikle diplomatik çabalarıyla uzlaşmaya katkı sağlayan Katar gibi ülkelere teşekkür ederek, “tam ve şeffaf iş birliği” sözünü yineledi.
Kalıcı denetim mekanizması devreye girdi
Eski rejim döneminin aksine, yeni yönetim OPCW müfettişlerine ülkede kalıcı bir varlık kurma izni verdi. Müfettişler, şüpheli kimyasal silah alanlarını belgelemek ve geçmiş saldırılara dair tanıklarla görüşmek üzere sahada aktif olarak görev yapıyor. Genel Direktör Arias da bizzat Suriye’yi ziyaret ederek diplomatik kanalları açık tutuyor.
Tarihsel arka plan ve kimyasal silah geçmişi
Suriye’nin OPCW macerası, 2013 yılında Rusya ve ABD baskısıyla ülkenin Kimyasal Silahlar Sözleşmesi’ne katılmasıyla başlamıştı. O dönemde, Şam’ın dışındaki Doğu Guta’da 1.000’den fazla insanın ölümüne neden olan kimyasal saldırı sonrası, ABD tarafından gündeme getirilen hava saldırısı tehdidini önlemek için stokların teslim edilmesi kararlaştırılmıştı.
Ancak Esad rejimi, sonraki yıllarda programının tamamını beyan etmediği ve denetçileri yanıltmaya çalıştığı gerekçesiyle defalarca suçlanmıştı. Bugün gelinen noktada OPCW, yeni yönetimin sergilediği “somut ilerlemeyi” memnuniyetle karşıladığını belirterek, eski rejimden devralınan “kimyasal silah dosyasının” kapatılması yönünde iş birliğinin sürmesi çağrısında bulundu.



