Amerika Birleşik Devletleri’nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne (GKRY) yönelik silah ambargosunu 2026 yılı sonuna kadar uzatması ve Rum tarafını Yabancı Askeri Satışlar (FMS) programına dahil etmesinin ardından, Doğu Akdeniz’de askeri hareketlilik yeni bir boyuta taşındı. Ada’yı ziyaret eden üst düzey ABD askeri heyetiyle bir araya gelen Rum savunma yetkilileri, ordunun modernizasyonu için hazırlanan kapsamlı bir silah tedarik listesini Washington temsilcilerine sundu. Bu hamle, iki ülke arasındaki savunma iş birliği yol haritasının sahada uygulanmaya başladığının en somut göstergesi olarak kabul ediliyor.
Rum yönetiminin sunduğu listede, özellikle hava savunma sistemleri, tanksavar mühimmatlar, yeni nesil haberleşme cihazları ve sahil güvenlik kapasitesini artıracak deniz platformlarının yer aldığı belirtiliyor. ABD’nin GKRY’yi “Eyalet Ortaklık Programı” kapsamında New Jersey Ulusal Muhafızları ile eşleştirmesi ve askeri altyapı modernizasyonu vaadi, Rum ordusunun Rus menşeli eski sistemlerini tamamen Batı normlarındaki mühimmatla değiştirmesini hedefliyor. ABD askeri heyetinin ziyareti sırasında ayrıca Andreas Papandreu Hava Üssü ve Mari Deniz Üssü‘nün ABD standartlarında geliştirilmesi konuları da masaya yatırıldı.
Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), bu gelişmelere sert tepki gösterdi. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ABD’nin Rum tarafını silahlandırmasının Ada’daki hassas dengeleri bozacağı ve bölgede bir silahlanma yarışına yol açacağı vurgulandı. Ankara, GKRY’nin artan askeri faaliyetlerine karşı KKTC’nin güvenliğini korumak için gerekli her türlü caydırıcı adımın atılacağını yineledi. Uzmanlar, Trump yönetiminin nükleer müzakereler ve bölgesel çatışmalar devam ederken GKRY’yi bir “stratejik ileri karakol” olarak konumlandırmasının, Türkiye ile ABD arasındaki Doğu Akdeniz gerilimini daha da tırmandırabileceğine dikkat çekiyor.


















