Küresel nükleer dengeler ve silahsızlanma çabaları konusunda Pekin yönetiminden batıya net bir “hayır” geldi. Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD ve Rusya gibi devlerin yürüttüğü nükleer silahların azaltılmasına yönelik müzakerelere katılmayacağını resmen ilan etti.


İran’dan füze açıklaması: "Saldırılar tarafımızca yapılmadı"
İran’dan füze açıklaması: “Saldırılar tarafımızca yapılmadı”
İçeriği Görüntüle

Pekin, bu kararının arkasında yatan temel gerekçe olarak, Çin’in sahip olduğu nükleer kapasitenin ABD’nin sahip olduğu muazzam envanterle kıyaslanamayacak kadar küçük olmasını gösterdi. Bakanlık sözcüsü, “Nükleer silahlarımızın sayısı ABD’nin elindekiler kadar fazla değil, bu nedenle kısıtlama görüşmelerine katılmamız için adil bir zemin bulunmuyor” açıklamasında bulundu.

Stratejik Dengeler: Sayısal Uçurum

Çin’in bu çıkışı, son yıllarda nükleer kapasitesini hızla artırdığına dair iddiaların gölgesinde geldi. Ancak Pekin’in savunması, küresel nükleer “büyükler” ile arasındaki farka odaklanıyor:

  • Asimetrik Envanter: ABD ve Rusya’nın her birinin elinde yaklaşık 5.000-5.500 nükleer başlık bulunurken, Çin’in envanterinin 500 civarında olduğu (fakat hızla arttığı) tahmin ediliyor.

  • Asgari Caydırıcılık: Çin, nükleer doktrinini “sadece misilleme amaçlı ve asgari düzeyde caydırıcılık” üzerine kurduğunu savunuyor.

  • Washington’ın Baskısı: ABD, Çin’i nükleer kontrol anlaşmalarına (örneğin New START benzeri genişletilmiş bir pakt) dahil etmek için uzun süredir diplomatik baskı uyguluyordu.

Nükleer Üçleme ve Modernizasyon

Çin her ne kadar görüşmelere katılmayı reddetse de, sahadaki veriler Pekin’in sessizce kapasite artırdığını gösteriyor. Çin ordusu (PLA); karadan fırlatılan kıtalararası füzeler (ICBM), denizaltından fırlatılan füzeler ve nükleer kapasiteli stratejik bombardıman uçaklarından oluşan “Nükleer Üçleme” kabiliyetini modernize etmeye devam ediyor.

Diplomatik Çıkmaz

Bu açıklama, uluslararası nükleer kontrol rejimlerinin geleceği açısından bir tıkanıklığı ifade ediyor. ABD, Çin dahil edilmeden yapılacak bir kısıtlamanın anlamlı olmayacağını savunurken; Çin, ABD ve Rusya kendi envanterlerini Çin seviyesine indirmeden masaya oturmayacağını belirtiyor. Bu durum, Asya-Pasifik bölgesinde nükleer bir silahlanma yarışının önünü açabilir.

Savunma Plus