Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ndeki jeopolitik rekabet, Suudi Arabistan ve Somali arasında imzalanan kapsamlı savunma iş birliği anlaşmasıyla yeni bir boyut kazandı. Riyad yönetiminin Somali ile askeri bağlarını güçlendirme kararı, bölgedeki deniz güvenliğini koruma çabası olarak görülse de, uzmanlar bu hamlenin İsrail’e yönelik dolaylı bir stratejik sinyal taşıdığını değerlendiriyor.

Savunma Paktının Kapsamı ve Bölgesel Etki

İmzalanan anlaşma; askeri eğitim, istihbarat paylaşımı ve terörle mücadelede ortak operasyonları içeriyor. Somali’nin stratejik konumu, Suudi Arabistan’a şu avantajları sağlıyor:

  • Deniz Güvenliği: Kızıldeniz’in güney çıkışındaki kontrolün artırılması ve deniz ticaret yollarının güvenliğinin sağlanması.

  • Askeri Üs Potansiyeli: Suudi Arabistan’ın Afrika Boynuzu’ndaki askeri varlığını pekiştirerek bölgesel nüfuzunu artırması.

  • İstikrar ve Terörle Mücadele: El-Şebab gibi radikal gruplara karşı Somali ordusuna verilen desteğin kurumsallaşması.


    Arakçi'den Trump'a ağır suçlama: "O tam bir palyaço"
    Arakçi’den Trump’a ağır suçlama: “O tam bir palyaço”
    İçeriği Görüntüle

İsrail ve Normalleşme Süreci Üzerindeki Etkisi

Analistler, bu savunma paktının zamanlamasına dikkat çekiyor. İsrail ile normalleşme sürecinin konuşulduğu bir dönemde Somali ile kurulan bu askeri yakınlaşma, Riyad’ın bölgedeki “tekelleşmeye” karşı kendi savunma mimarisini kurma arzusu olarak yorumlanıyor.

  • Kızıldeniz’de Rekabet: İsrail’in Kızıldeniz’deki artan varlığına karşı, Suudi Arabistan’ın bölge ülkeleriyle blok oluşturma çabası.

  • Dolaylı Mesaj: Somali’nin Etiyopya ve ayrılıkçı bölgelerle yaşadığı gerilimlerde Riyad’ın Mogadişu tarafında saf tutması, bölgedeki diğer aktörlerin stratejik hesaplarını zorlaştırıyor.

Gelecek Vizyonu

Suudi Arabistan’ın “Vizyon 2030” hedefleri doğrultusunda, sadece sınırları içinde değil, hinterlandında da güvenliği sağlamak istediği görülüyor. Somali ile imzalanan bu pakt, Riyad’ın bölgedeki askeri liderlik iddiasını güçlendirirken, İsrail ve diğer bölgesel güçlere karşı elindeki diplomatik ve askeri kozları çeşitlendirdiğini gösteriyor.