Modern muharebe sahasında artan insansız hava aracı tehditleri, kara unsurlarının yakın hava savunma ihtiyacını zirveye taşıdı. Birleşik Krallık merkezli silah ve savunma sistemleri üreticisi MSI-Defence Systems (MSI-DS), taktik kara platformlarını ve otonom araçları hareket halindeyken dron savar sistemlere dönüştürmek amacıyla geliştirdiği yeni uzaktan komutalı silah kulesi (UKSS) “TERRAHAWK RAPTOR”ı tanıttı.
Şirketin portföyündeki en hafif dron savar silah kulesi olarak nitelendirilen TERRAHAWK RAPTOR; kompakt gövde mimarisi sayesinde zırhlı personel taşıyıcılardan 4×4 hafif taktik tekerlekli araçlara ve insansız kara araçlarına (İKA) kadar geniş bir yelpazedeki platformlara hızlıca entegre edilebiliyor.
Esnek silah konfigürasyonu ve bombaatar desteği
Sistem, sahadaki operasyonel gereksinimlere ve kullanıcı tercihine bağlı olarak farklı kalibrelerdeki silahlarla donatılabilecek modüler bir altyapı sunuyor. Kule üzerine 7,62 mm veya 12,7 mm (örneğin M240 ve M2 Browning) ağır makineli tüfekler takılabiliyor.
Daha yüksek alan etkisi ve tahrip gücü gerektiren muharebe senaryoları için kuleye, ABD menşeli Mk 19 gibi 40 mm otomatik bombaatar sistemleri de opsiyonel olarak yerleştirilebiliyor. Platformun düşük ağırlığı, üzerine monte edildiği askeri aracın hareket kabiliyetini, arazi performansını ve balistik koruma dengesini bozmadan görev icra etmesine olanak tanıyor.
Hedef takibi ve atış kontrol yetenekleri
TERRAHAWK RAPTOR, yalnızca kara hedeflerine yönelik doğrudan ateş gücü sağlamakla kalmayıp alçak irtifada seyreden kamikaze İHA ve FPV dronları imha etmek üzere gelişmiş sensör paketiyle donatıldı. Kule bünyesindeki elektro-optik ve kızılötesi kameralar; hava hedeflerinin tespiti, otomatik takibi ve sınıflandırılmasını gerçekleştiriyor.
Sistemde yer alan dahili atış kontrol bilgisayarı (FCS), balistik sapma hesaplamalarını anlık yaparak hareketli hedeflere karşı isabet yüzdesini artırıyor. İngiliz Silahlı Kuvvetleri’nin saha gereksinimleri gözetilerek İngiltere’de geliştirilen kule mimarisi, aynı zamanda harici komuta-kontrol (C2) ağlarına bağlanarak çok katmanlı hava savunma şemsiyeleriyle senkronize biçimde çalışabiliyor.

















