Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan kapsamlı bir bilimsel araştırma, orduda görev yapmış genç gazilerin halk arasında “sonsuz kimyasallar” olarak bilinen per- ve polifloroalkil maddelere (PFAS) sivillere kıyasla çok daha yüksek oranlarda maruz kaldığını ortaya koydu. Brown Üniversitesi öncülüğünde yürütülen çalışmada, 20 ila 39 yaş aralığındaki genç gazilerin kanındaki toksik kimyasal yoğunluğunun, aynı yaş grubundaki sivil vatandaşlardan yüzde 13 ila 24 oranında daha fazla olduğu belirlendi.
Isıya, suya, yağa ve lekeye karşı üstün direnç göstermeleri sebebiyle askeri ve endüstriyel ürünlerde yaygın biçimde kullanılan PFAS bileşikleri, doğada ve insan vücudunda neredeyse hiç parçalanmadığı için “sonsuz kimyasallar” olarak adlandırılıyor. Askeri tesislerde bu maddelere maruz kalmanın başlıca kaynakları arasında yangın söndürme köpükleri, mühimmat bileşenleri ve askeri üslerin çevresindeki kirlenmiş yeraltı suları gösteriliyor.
Kritik sağlık eşiğini aşma riski yüzde 18 daha yüksek
Araştırmacılar, genç gazilerin kanındaki PFAS seviyesinin mililitrede 20 nanogram sınırını aşma olasılığının sivillere kıyasla yüzde 18 daha yüksek olduğunu tespit etti. Bu eşik değer, ABD Ulusal Bilimler Akademisi tarafından potansiyel sağlık riskleri nedeniyle yakın tıbbi gözetim ve takip önerilen kritik seviye olarak kabul ediliyor.
Tıbbi literatürde bazı PFAS türlerine yoğun maruziyetin; böbrek ve testis kanserleri, karaciğer hasarı, kardiyovasküler hastalıklar ve tiroit fonksiyon bozuklukları gibi ölümcül sağlık sorunlarıyla doğrudan bağlantılı olduğu biliniyor.
22,8 milyon yetişkinin verileri incelendi
Çalışma kapsamında araştırmacılar, ABD Ulusal Sağlık ve Beslenme İnceleme Anketi’nin (NHANES) 2003 ile 2018 yılları arasında gerçekleştirilen sekiz farklı döngüsüne ait verileri masaya yatırdı. Ulusal anket ağırlıkları uygulandığında elde edilen verilerin, geçmişte askeri hizmette bulunmuş yaklaşık 22,8 milyon Amerikalı yetişkini temsil ettiği kaydedildi.
Araştırma, kandaki yüksek kimyasal seviyelerinin tam olarak hangi askeri üsten veya kaynaktan kaynaklandığını doğrudan tespit etmese de, tablonun neden sadece genç yaş grubunda belirginleştiğine dair önemli ipuçları sunuyor:
- Zamanla vücuttan atılma süreci: PFAS bileşikleri maruziyet sona erdikten sonra vücutta yıllarca kalsa da seviyeleri on yıllar içinde kademeli olarak düşüş gösteriyor.
- Yakın tarihli temas: Genç gazilerin askeri görevlerini yakın zamanda tamamlamış olmaları, kimyasalların kandaki yoğunluğunun henüz azalmamış olmasıyla açıklanıyor. İleri yaştaki gazilerin de gençlik yıllarında benzer risklerle karşılaşmış olabileceği, ancak geçen sürede kan seviyelerinin azalarak sivil seviyelere yaklaştığı ifade ediliyor.
Uzmanlar, yayımlanan bu bulguların Gazi Sağlık İdaresi’nin (VHA) politikalarını şekillendireceğini ve genç gazilere yönelik rutin PFAS kan taramalarının devlet sağlık sigortası kapsamına alınması tartışmalarını hızlandıracağını belirtiyor.

















