Ukrayna genelinde yoğun şekilde kullanılan insansız hava araçları (İHA), geride on yıllar boyunca sivillerin hayatını tehdit edebilecek devasa bir patlamamış mühimmat sorunu bırakıyor. Birleşmiş Milletler Mayın Eylem Danışmanı, The Guardian’a yaptığı değerlendirmede yaşanan kirliliğin boyutunu, Vietnam Savaşı sırasında ABD’nin Ho Chi Minh Patikası boyunca yürüttüğü misket bombası saldırılarından bu yana görülmemiş bir tehlike seviyesi olarak tanımladı.
Hem Kiev hem de Moskova güçlerinin yaygınlaştırdığı İHA mühimmatları, patlamadan kalan düzeneklerin çok daha geniş tarım arazilerine ve yerleşim alanlarına dağılmasına yol açıyor.
Mayın temizleme ekipleri ileri teknolojiyi sahaya sürüyor
Arazide yürütülen temizleme operasyonlarının hem aşırı maliyetli hem de ölümcül riskler barındırması nedeniyle insani yardım kuruluşları yeni teknolojilere yöneliyor. Mayın ve patlamamış mühimmat imhası üzerine uzmanlaşan uluslararası yardım kuruluşu The HALO Trust, tarım alanlarını temizlemek için geçen yıl yaklaşık 50 milyon sterlin (66,3 milyon dolar) harcadı. Verilere göre 2022’deki geniş çaplı işgalden bu yana Ukrayna’nın mayın temizleme sektörüne 1,5 milyar dolarlık finansman sağlandı.
Ekipler, tehlikeli manuel süreçleri hızlandırmak amacıyla uzaktan komutalı makineler, keşif dronları ve yapay zekâ yazılımlarını test ediyor:
- Basınçlı hava aracı (DMR-7): Toprak altındaki şüpheli mühimmatı basınçlı hava püskürterek ortaya çıkaran bu uzaktan kumandalı araç, elle 45 dakika süren kazı işlemini operatörü güvenli mesafede tutarak 5 dakikada tamamlıyor.
- Gelişmiş radar ve sensörler: Toprağın derinliklerini tarayan yer radarları ile patlayıcı koklayan kimyasal algılayıcılar sahada deneniyor.
- Yapay zekâ destekli analiz: Keşif dronları ve uydu görüntülerinden elde edilen veriler, yapay zekâ araçlarıyla taranarak şüpheli mühimmat noktaları haritalandırılıyor.
Sahadaki uzmanlar ölümcül tuzaklarla karşı karşıya
Bölgede görev yapan arama kurtarma ve temizleme personeli, doğrudan insan hedeflerine yönelik geliştirilen karmaşık tehditlerle mücadele ediyor. Bu tehditlerin başında, yaklaşan ayak seslerinin yarattığı yer titreşimini algılayarak patlayan Rus yapımı POM-3 antipersonel mayını geliyor. Silindirik yapısı nedeniyle sıradan bir termos şişesini andıran mühimmat, bölge halkı ve siviller tarafından fark edilmeyi neredeyse imkânsız hale getiriyor. HALO bünyesindeki bir birlik komutanı, bu risk sebebiyle bazı köylerdeki temizleme çalışmalarını tamamen durdurmak zorunda kaldıklarını ifade ediyor.
Elektronik harp insani misyonları da vuruyor
Arazideki ekipler sadece yerdeki patlayıcılarla değil, devam eden füze ve kamikaze İHA saldırılarıyla da yüz yüze kalıyor. Bunun yanı sıra sahada görev yapan insani hava araçları da cephe hattındaki elektronik harp engeline takılıyor.
Tarafların karşıt askeri dronları etkisiz kılmak için devreye soktuğu sinyal karıştırma ve yanıltıcı konum gönderme (spoofing) sistemleri, insani gözlem uçuşlarını sekteye uğratıyor. HALO Trust, mayınlı bölgeleri havadan tarayan çok sayıda insansız hava aracının kontrol sistemlerinin bozulması ya da sinyallerinin kesilmesi sonucu kaybedildiğini bildiriyor.


















