Türk savunma sanayii, insansız platformlardaki başarısını sadece araç üretimiyle değil, bu araçların yönetildiği algoritmik zeka ile bir üst lige taşıyor. Savunma politikaları uzmanı Dr. Can Kasapoğlu, Bayraktar AKINCI TİHA ile Kemankeş dolanan mühimmatının (kamikaze İHA) entegrasyon sürecini, Türkiye’nin inşa ettiği “hiper savaş” kapasitesinin en somut örneği olarak tanımladı. Kasapoğlu’na göre bu ikili, sadece bir mühimmat bırakma işlemi değil; yapay zeka, otonomi ve ağ merkezli harp bileşenlerinin birleştiği dijital bir ekosistemi temsil ediyor.

Hiper savaş (hyperwar), insan karar hızının ötesine geçen, yapay zeka destekli otonom sistemlerin milisaniyeler içinde tespit, teşhis ve taarruz (3T) süreçlerini yönettiği bir harp türü olarak tanımlanıyor. Akıncı–Kemankeş kombinasyonu, ana platformun yüksek irtifadan sağladığı sensör verilerini, yapay zeka ile hedefe kilitlenen ve otonom rotalar çizen mühimmatla birleştirerek düşman savunma hatlarını felç etme kabiliyeti sunuyor. Bu sistem, karmaşık muharebe ortamlarında insan hatasını en aza indirirken, saldırı hızını ve esnekliğini geleneksel hava kuvvetlerinin çok ötesine taşıyor.


Türkiye’nin bu alandaki ilerlemesi, küresel askeri analistler tarafından “algoritmik harpte yeni bir aşama” olarak görülüyor. Dr. Kasapoğlu, Türkiye’nin insansız savunma ekosisteminin ulaştığı bu seviyenin, sadece terörle mücadelede değil, yüksek yoğunluklu devletlerarası çatışmalarda da oyunun kurallarını değiştirecek bir güç çarpanı olduğunu vurguladı. 2026 yılı itibarıyla envanterdeki yerini sağlamlaştıran bu otonom yapılar, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne dünyada çok az ordunun sahip olduğu dijital bir taarruz üstünlüğü sağlıyor.

Savunma Plus