Sudan’da devam eden iç savaşta teknolojik üstünlük el değiştiriyor. Sudan Silahlı Kuvvetleri, envanterindeki Türk üretimi Bayraktar AKINCI TİHA ile stratejik bir operasyona imza attı. Operasyon kapsamında, Hızlı Destek Kuvvetleri’ne ait olan ve Birleşik Arap Emirlikleri üzerinden tedarik edildiği iddia edilen Çin menşeli FK-2000 hava savunma sistemi başarıyla imha edildi.
10 Şubat 2026 tarihinde Ed Dubeibat bölgesinde gerçekleşen bu saldırı, AKINCI’nın yüksek teknolojili düşman savunma unsurlarını “avcıyken av durumuna düşürme” kapasitesini sahada kanıtladı.
Operasyonun Teknik Detayları ve Mühimmat Gücü
Operasyonun başarısında, ROKETSAN tarafından geliştirilen ve AKINCI’ya entegre edilen mühimmatların üstün özellikleri kilit rol oynadı:
Menzil Avantajı: FK-2000 sistemi yaklaşık 25 kilometre menzile sahipken, AKINCI TİHA’nın MAM-T ve MAM-L gibi akıllı mühimmatların yeni varyantlarını kullanarak çok daha uzun bir mesafeden atış yaptığı değerlendiriliyor.
Hassas Arayıcı Başlıklar: ROKETSAN’ın mühimmatlarına kazandırdığı IIR (Görüntüleyici Kızılötesi) ve TV Arayıcı Başlık kabiliyetleri, hava savunma radarları açık olsa dahi hedefin yüksek isabetle vurulmasını sağladı.
FK-2000: Çin’in Pantsir Rakibi Etkisiz Kılındı
İmha edilen FK-2000 sistemi, Çin Aerospace Science and Industry Corporation (CASIC) tarafından geliştirilen ve Rusya’nın Pantsir sistemine benzerliğiyle dikkat çeken hibrit bir hava savunma platformuydu:
Hibrit Silah Gücü: 12 adet uçaksavar füzesi ve iki adet 30 mm altı namlulu Gatling topuyla donatılan sistem, İHA ve seyir füzelerine karşı “aşılmaz” olarak nitelendiriliyordu.
Harekât Alanına Girişi: Sistemin Çad üzerinden RSF kontrolündeki bölgelere gizlice ulaştırıldığı ve bölgedeki hava dengesini değiştirmesinin hedeflendiği biliniyor.
Stratejik Analiz
Bu operasyon, Türk savunma sanayii ürünlerinin sadece asimetrik unsurlara karşı değil, gelişmiş devlet dışı aktörlerin elindeki yüksek teknolojili Çin ve Rus menşeli sistemlere karşı da operasyonel üstünlük sağladığını gösteriyor. Analistler, AKINCI’nın Sudan sahasındaki bu başarısının, Afrika’daki diğer potansiyel alıcılar için “en zorlu sınavı başarıyla geçme” referansı taşıdığını vurguluyor.


















