Filipinler’de her yıl düzenlenen ve “omuz omuza” anlamına gelen Balikatan tatbikatı, bu yıl küresel jeopolitik gerilimlerin gölgesinde geniş kapsamlı bir katılımla başladı. ABD ve Filipinler’in yanı sıra ilk kez önemli bir kuvvetle katılan Japonya, bölgedeki askeri caydırıcılığı artırmayı hedefliyor. Toplam 19 gün sürecek olan tatbikatta; Avustralya, Yeni Zelanda, Fransa ve Kanada’dan gelen birlikler de hazır bulunuyor.
Kritik bölgelerde gerçek mühimmatlı eğitim
Tatbikatın odak noktası, Tayvan Boğazı’na bakan kuzey bölgeleri ve Güney Çin Denizi’ndeki tartışmalı sular olarak belirlendi. Sözcü Albay Dennis Hernandez’in verdiği bilgilere göre, 1.400 personel ile destek veren Japon ordusu, kuzeydeki Paoay açıklarında Tip 88 seyir füzelerini kullanarak hedef bir gemiyi batırma simülasyonu gerçekleştirecek.
Tatbikat kapsamında ayrıca şunlar test edilecek:
Entegre hava ve füze savunma sistemleri.
İnsansız hava araçlarına (İHA) karşı savunma teknolojileri.
Luzon Adası açıklarında bir hafta sürecek deniz operasyonları.
Orta Doğu gerilimi Pasifik’i etkilemiyor
ABD tarafı, Orta Doğu’da İran ve İsrail ile yaşanan çatışmaların Hint-Pasifik bölgesindeki taahhütlerini zayıflatmadığını vurguladı. ABD Sözcüsü Albay Robert Bunn, son yılların en büyük askeri sevkiyatlarından birini gerçekleştirdiklerini belirterek, bölgedeki operasyonel kapasitenin devam ettiğini ifade etti.
28 Şubat’ta başlayan Orta Doğu savaşı nedeniyle enerji krizinden derinden etkilenen Filipinler için bu tatbikat, ulusal güvenlik stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos, Tayvan üzerinden çıkabilecek olası bir çatışmanın ülkesini doğrudan içine çekeceğini savunarak, Batılı müttefiklerle olan savunma bağlarını tahkim etmeye devam ediyor.
Yeni nesil silahlar masada
ABD ordusunun tatbikat süresince Tomahawk ve gemisavar füze sistemlerini (NMESIS) kullanma opsiyonu bulunuyor. Japonya ise bölgeye bir tank çıkarma gemisi, bir muhrip ve bir helikopter muhribi konuşlandırarak ittifaka deniz gücü desteği sağlıyor. Tatbikata Kanada’dan gelen bir fırkateynin de eşlik etmesi, Pasifik’teki güvenlik mimarisinin çok uluslu bir yapıya dönüştüğünü gösteriyor.

















