İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Orta Doğu’nun jeopolitik haritasını yeniden şekillendirecek iddialı bir ittifak modelini gündeme taşıdı. Kabine toplantısında konuşan Netanyahu, bölgenin iki aşırı uç arasında sıkıştığını belirterek; bir yanda ağır darbeler almış “yaralı bir Şii ekseni”, diğer yanda ise Müslüman Kardeşler ideolojisinden beslenen “radikal Sünni ekseni” ile karşı karşıya olduklarını savundu. İsrail’in stratejik çıkarının bu iki yapıya da karşı çıkan ülkelerle “yeni bir eksen” oluşturmak olduğunu vurgulayan Netanyahu, bu vizyonu “Altıgen İttifak” (Hexagon of Alliances) olarak tanımladı.
Bu yeni yapının sınırlarını İncil’deki “Hodu’dan (Hindistan) Kuş’a (Etiyopya/Sudan)” ifadesiyle çizen Netanyahu; ittifakın Hindistan, bazı Arap ve Afrika ülkeleri, Yunanistan, Kıbrıs ve Asya ülkelerini kapsayacağını belirtti. Özellikle Hindistan Başbakanı Narendra Modi‘nin bu hafta gerçekleşecek tarihi ziyareti öncesinde yapılan bu açıklama, İsrail’in diplomatik yalnızlıktan kurtulma ve bölgeyi “akılcı” bir koalisyon etrafında birleştirme çabası olarak görülüyor. Netanyahu, bu ülkelerin gerçekliği, zorlukları ve hedefleri aynı pencereden gördüğünü ve bu iş birliğinin İsrail’in geleceğini garanti altına alacağını ifade etti.
Netanyahu’nun bu hamlesi, bölgesel rakipleri tarafından tepkiyle karşılandı. İran ve Hamas kanadı, bu girişimin bölgede yapay bir “Şii-Sünni kutuplaşması” yaratarak İsrail’in işgal politikalarını meşrulaştırma çabası olduğunu savundu. Analistler ise bu “altıgen” modelinin, ABD’nin Trump dönemindeki desteğiyle güçlenen İbrahim Anlaşmaları’nın bir üst aşaması olduğunu belirtiyor. Akdeniz’den Hint Okyanusu’na uzanan bu yeni hat; sadece askeri değil, aynı zamanda yapay zeka, kuantum bilişim ve enerji güvenliği gibi stratejik alanlarda da derin bir entegrasyonu hedefliyor.


















