Türkiye ile Kanada arasında imzalanan Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı’nın ardından iki müttefik arasındaki iş birliğinin yol haritası netleşiyor. Kanada Başbakanı Mark Carney, Türkiye’nin son yıllarda küresel ölçekte ağırlık kazandığı insansız hava aracı (İHA) teknolojileri başta olmak üzere tüm savunma sanayisi alanlarında ortak geliştirme ve üretim süreçlerine odaklanmak istediklerini bildirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapılan görüşmelerin ve Ankara’da atılan resmi imzaların akabinde değerlendirmelerde bulunan Carney, Ottawa yönetiminin Türkiye ile ilişkilerinde yalnızca hazır sistem satın alma yaklaşımını aşmak istediğini kaydetti.
Öncelik hazır alım değil, teknoloji ortaklığı
Türkiye’nin İHA alanındaki yetkinliklerine ilişkin yöneltilen soruları yanıtlayan Carney, savunma sanayisinde kurulacak yeni modelin temel prensibini açıkladı. İki ülkenin teknolojik birikimlerinin birbirini tamamlaması gerektiğine işaret eden Carney, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’den askerî kabiliyet veya teknoloji satın almakla da sanayi ortaklığı kurmakla da ilgileniyoruz. Ancak mümkün olduğunca ortaklığa ağırlık vermeyi tercih ediyorum. Birbirini tamamlayan teknolojiler sunarak birlikte geliştirme ve üretim yapabileceğimiz bir ortaklığı benimsiyoruz.”
Bu yaklaşım, Kanada’nın savunma sanayisindeki yapısal dönüşüm sürecinde Türkiye’yi stratejik bir teknoloji ortağı olarak konumlandırmayı amaçladığını gösteriyor.
İki NATO müttefiki arasında stratejik mutabakat
Temaslar kapsamında Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün tarafından duyurulan Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı, iki ülke savunma şirketleri arasındaki entegrasyonun yasal çerçevesini oluşturdu.
Prof. Dr. Haluk Görgün, mutabakatın iki NATO müttefiki arasındaki savunma sanayisi bağlarını stratejik bir boyuta taşıyacağını belirterek; Türk ve Kanadalı savunma firmaları arasında yeni ortaklıkların, ortak girişimlerin ve ortak Ar-Ge faaliyetlerinin önünün açıldığını vurguladı.
“Kendi sanayimizi kurmak için Türkiye’den öğreneceğimiz çok şey var”
Kanada Başbakanı Carney, değerlendirmelerinde Türkiye’nin savunma sanayisindeki yerlilik oranına ve operasyonel tecrübesine ayrı bir parantez açtı. Türkiye’nin kendi savunma ihtiyaçlarının yaklaşık yüzde 80’ini yerli imkanlarla üretir konuma geldiğine dikkat çeken Carney, iki ülke arasındaki tabloyu şu sözlerle özetledi:
“Türkiye, savunma ihtiyaçlarının yaklaşık yüzde 80’ini kendi ülkesinde üretiyor. Kanada’da ise durum böyle değil. Kendi savunma sanayimizi nasıl oluşturabileceğimiz konusunda Türkiye’den öğreneceğimiz çok şey var.”
İmzalanan anlaşma ve yapılan üst düzey açıklamalar; insansız sistemler, otonom teknolojiler, aviyonik yazılımlar ve radar kabiliyetleri gibi kritik sahalarda iki ülkenin ortak üretim projelerine yönelmesi açısından yeni bir dönemi başlatıyor.


















