İsrailli stratejist: İran provaydı, Türkiye dosyası açıldı
Analiz

İsrailli stratejist: İran provaydı, Türkiye dosyası açıldı

İsrailli ünlü analist ve strateji danışmanı Shay Gal, Israel Hayom gazetesinde yayımlanan “İran Provaydı, Türk Dosyası Açık” başlıklı makalesinde, İsrail savunma stratejisinin merkezinin artık Tahran’dan Ankara’ya kaydığını öne sürdü. Gal, İsrail’in Türkiye ile doğrudan bir savaş arayışında olmadığını ancak bölgedeki güç dengelerinin değişmesiyle birlikte bu ihtimalin artık “kaçınılmaz bir planlama unsuru” haline geldiğini belirtti.

Analiste göre, son dönemde İran’a yönelik gerçekleştirilen hava operasyonları ve füze savunma sistemlerinin test edildiği süreç, aslında daha büyük bir rakip için bir “laboratuvar” işlevi gördü. Gal, “İran süreci; yoğun saldırı altında katmanlı savunma yapma, uzun menzilli hassas vuruşlar gerçekleştirme ve baskı altındaki diplomasinin sınırlarını görme açısından bir provaydı,” ifadelerini kullanarak, bu tecrübenin “Türk Dosyası” için operasyonel bir rehber niteliği taşıdığını savundu.

Makalede dikkat çeken bazı kritik noktalar şunlar:

  • Çok Boyutlu Tehdit Algısı: Gal; Türkiye’nin gelişen savunma sanayii, insansız sistemlerdeki üstünlüğü, Somali ve Kıbrıs gibi bölgelerdeki askeri varlığı ile Hamas’a sağladığı iddia edilen desteği, İsrail için “bölümlere ayrılamaz bir bütünsel tehdit” olarak tanımlıyor.

  • NATO ve Madde 5 Vurgusu: Analist, Türkiye’nin bir NATO üyesi olmasına rağmen, olası bir gerilimde “postürden eyleme geçmesi” durumunda ittifakın çatlayabileceğini ve 5. Madde’nin (ortak savunma) işlevsiz kalabileceği bir hukuki zemin üzerinde çalışıldığını iddia ediyor.

  • Savunma Mimarisi: Türkiye’nin uzay programı ve balistik füze kapasitesinin (Tayfun vb.) İsrail tarafından yakından izlendiği, “Article 51” (meşru müdafaa) doktrininin artık Türkiye’nin operasyonel düğüm noktalarını da kapsayacak şekilde genişletildiği öne sürülüyor.

Bu açıklamalar, Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın “İsrail, Türkiye’yi yeni düşman ilan etmeye çalışıyor” yönündeki uyarılarıyla paralellik gösterirken, iki bölgesel güç arasındaki gerilimin retorikten askeri planlama aşamasına geçtiğine dair endişeleri artırdı. Türkiye’deki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi ise bu tür analizlerin “bölgesel istikrarı baltalamaya yönelik anlatılar” olduğunu vurgulayan bir açıklama yayımladı.