Küresel savunma sanayiinin devlerini bir araya getiren Suudi Arabistan’daki World Defense Show (WDS) 2026 fuarı, stratejik iş birliklerine sahne olmaya devam ediyor. Güney Koreli savunma devi Hanwha Aerospace tarafından geliştirilen yeni nesil Tigon 8×8 tekerlekli zırhlı aracı, Türk savunma sanayiinin lider şirketi ASELSAN’ın geliştirdiği kritik bir teknolojiyle fuarda boy gösterdi.
Zırhlı aracın üzerinde, muharebe sahasında bekâ kabiliyetini artıran SEDA 100 Akustik Atış Yeri Tespit Sistemi yer aldı. Bu entegrasyon, Türk ve Güney Kore savunma sanayileri arasındaki artan teknolojik sinerjinin yeni bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
SEDA 100: Keskin Nişancı Tehdidine Karşı Milli Çözüm
ASELSAN tarafından özgün olarak geliştirilen SEDA 100 sistemi, zırhlı platformların en büyük tehditlerinden biri olan düşman ateşine karşı hayati bir koruma sağlıyor:
-
Hassas Tespit: Sistem, her türlü hava koşulunda ve hem gece hem gündüz şartlarında, silahlardan çıkan namlu şoku ve mermi sesini analiz ederek atış yapılan konumu yüksek isabetle belirliyor.
-
Hızlı Reaksiyon: Tespit edilen atış yeri bilgileri, araç içindeki komuta kontrol sistemine ve uzaktan komutalı silah kulesine anlık olarak aktarılarak tehdidin saniyeler içinde etkisiz hale getirilmesine olanak tanıyor.
-
Geniş Menzil: Süpersonik mermilere karşı duyarlı olan sistem, keskin nişancı atışlarından ağır makineli tüfeklere kadar geniş bir yelpazedeki tehditleri algılayabiliyor.
Tigon 8×8 ve Küresel Pazar Hedefleri
Güney Kore’nin Tigon 8×8 platformu, yüksek hareket kabiliyeti ve modüler yapısıyla Orta Doğu pazarında güçlü bir oyuncu olmayı hedefliyor. Aracın beyni sayılabilecek sensör grubunda ASELSAN ürünlerinin tercih edilmesi, Türk savunma çözümlerinin uluslararası platform üreticileri için “güvenilir bir standart” haline geldiğini kanıtlıyor.
Stratejik Analiz
WDS 2026’daki bu sergileme, Türkiye’nin sadece bütünleşik platformlarla değil, alt sistem bazında da küresel tedarik zincirindeki yerini sağlamlaştırdığını gösteriyor. Uzmanlar, Tigon gibi modern platformlarda yerli sensörlerin kullanılmasının, Türk savunma ihracatının çarpan etkisini artıracağına ve gelecekte daha kapsamlı ortak üretim modellerinin önünü açacağına dikkat çekiyor.

