Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI), 2025 yılı itibarıyla Çin’in en az 600 operasyonel nükleer başlığa ulaştığını açıkladı. Çin, 2023’ten bu yana her yıl yaklaşık 100 yeni başlık ekleyerek nükleer kapasitesini hızla artırıyor ve dünya çapında en hızlı büyüyen nükleer güç olarak öne çıkıyor.
ABD ve Rusya halen toplam nükleer başlıkların yüzde 90’ını elinde bulunduruyor. Ancak Çin, 2030 dolaylarında ABD ve Rusya ile benzer sayıda kıtalararası balistik füze (ICBM) kapasitesine sahip olabilecek durumda. Bu gelişme, soğuk savaş sonrası dönemde yıllardır devam eden silah azaltma eğilimini tersine çeviriyor.
SIPRI raporu, Çin’in nükleer triadının – kara, deniz ve hava platformları – geliştirilmesini hızlandırdığını; özellikle ICBM silolarını artırdığını ve donanmasını modernize ettiğini belirtiyor. Çin ayrıca balistik füze denizaltıları ve hipersonik yeteneklere de yatırım yapıyor.
Analistler, bu hızlı büyümenin küresel stratejik istikrarı tehdit edebileceğini ve ABD’nin hem nükleer önleme stratejisini hem de silah sistemlerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini vurguluyor. Avrupa ile Indo-Pasifik’teki müttefikler de Çin’in bu nükleer dinamiklerini dikkate alarak savunma planlarını adapte etmek zorunda kalabilir.

