Milli Savunma Bakanlığı, 25 Aralık 2025 tarihli haftalık basın bilgilendirme toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) caydırıcılığını artıracak stratejik teslimatları ve bölgesel gelişmeleri paylaştı. Bakanlık, özellikle yerli hava savunma şemsiyesi “Çelik Kubbe“nin yeni bileşenlerinin yıl bitmeden orduya teslim edileceğini duyurdu.
Hava Savunmasında Kritik Hafta
Önümüzdeki hafta, erken ihbar ve takip kabiliyetini zirveye taşıyacak olan 1 adet ALP 100-G radarı envantere alınacak. Yılın son günlerinde ise şu sistemlerin teslimatı tamamlanacak:
-
SİPER: Türkiye’nin uzun menzilli ilk milli hava savunma füze sistemi.
-
HİSAR-A: Alçak irtifa hava savunmasında ilave üniteler.
-
Modernize Sistemler: 35 mm modernize çekili toplar ve ilgili mühimmatlar.
Ayrıca son bir hafta içerisinde, Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından muhtelif miktarda Zırhlı Yük ve Personel Taşıyıcı Araç ile gece/gündüz gözetleme kabiliyetini artıran Dragoneye-2 Termal Kameraların kabul işlemleri tamamlanarak envantere dahil edildi.
ASELSAN’dan 1,5 Milyar Dolarlık “Oğulbey” Hamlesi
Savunma sanayiindeki yerlilik oranını ve üretim kapasitesini artırmak adına ASELSAN, Ankara Gölbaşı’nda 1,5 milyar dolar yatırım bedelli “Oğulbey Teknoloji Üssü“nü kuruyor. 6 bin 500 dönümlük bir alana yayılacak olan bu tesis, tamamlandığında Avrupa’nın en büyük entegre hava savunma tesisi olma unvanını kazanacak.
-
İstihdam: Tesiste önümüzdeki 5 yıl içinde 5 binden fazla nitelikli mühendis ve teknisyen istihdam edilecek.
-
Teknoloji: Kuantum teknolojilerinden yapay zeka tabanlı savunma algoritmalarına kadar geleceğin sistemleri bu merkezde geliştirilecek.
-
Küresel Etki: Ürünleri halihazırda 95 ülkede kullanılan ASELSAN, bu üsle üretim kapasitesini %40 oranında artırmayı hedefliyor.
Bölgesel Gelişmeler: Üçlü Zirveye Yanıt
MSB, İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında gerçekleştirilen üçlü zirveyi ve imzalanan askeri iş birliği anlaşmalarını yakından takip ettiğini belirtti. Atina’nın İsrail ile “2026 Savunma İşbirliği Programı” imzalaması üzerine yapılan değerlendirmede, bu tür girişimlerin askeri açıdan Türkiye’ye karşı bir tehdit oluşturmadığı vurgulandı. TSK’nın Mavi ve Gök Vatan’daki hak ve menfaatlerini koruma konusundaki kararlılığı bir kez daha teyit edildi.



