Soğuk Savaş döneminden bu yana Amerikan küresel nükleer ve konvansiyonel caydırıcılığının belkemiğini oluşturan B-52 Stratofortress bombardıman uçaklarının ömrünü 2050 ve sonrasına uzatacak dev modernizasyon hamlesinde iki tarihi aşama geride bırakıldı. ABD Hava Kuvvetleri (USAF), 70 yılı aşkın süredir uçan platformların operasyonel yeteneklerini baştan tanımlayan motor ve radar modernizasyon projelerinde kritik dönüm noktalarına ulaşıldığını duyurdu.
Kapsamlı modernizasyon doktrini; platformun uçuş (aviate), seyrüsefer (navigate), muhabere (communicate) ve imha (eliminate) olmak üzere dört ana operasyonel işlevini dönüştürmeyi amaçlıyor.
Rolls-Royce F130 motorlarıyla 20,2 milyar dolarlık dönüşüm
Modernizasyonun “uçuş” (aviate) ayağını teşkil eden Ticari Motor Değişim Programı (CERP), 1 Haziran itibarıyla “Milestone B” aşamasını başarıyla geçerek resmi olarak Mühendislik ve İmalat Geliştirme (EMD) safhasına adım attı. CERP, uçaktaki 1960’lardan kalma Pratt & Whitney TF33 motorlarını sökerek yerine daha verimli, düşük bakım maliyetli ve yüksek itki gücüne sahip ticari türevli Rolls-Royce F130 motorlarını entegre ediyor.
Program kapsamında şu kritik teknik gelişmeler kaydedildi:
- Maliyet ve takvim: Araştırma-geliştirme, test, tedarik ve askeri inşaat harcamalarını kapsayan CERP’in toplam edinim maliyeti 20,2 milyar dolar olarak belirlendi. Bu bütçenin 2,6 milyar dolarlık kısmı 2018’den bu yana harcandı.
- Gövde dayanıklılığı doğrulandı: Milestone B çalışmaları kapsamında yapılan yapısal analizler, 70 yıllık B-52 gövdesinin yeni motorların getireceği ağırlığı ve artan elektriksel güç yükünü emniyetle taşıyabileceğini ortaya koydu.
- Hava akışı sorunu çözüldü: Rüzgar tüneli testlerinde tespit edilen hava girişindeki akış bozulmaları (distortion), motor kaportası (nasel) ve giriş tasarımının yeniden revize edilmesiyle aşıldı. Boeing ve Rolls-Royce, Kritik Tasarım İncelemesi’ni (CDR) Mayıs 2026’da başarıyla tamamladı.
Motor değişiminin tamamlanması ve kokpitin yeni dijital göstergelerle donatılmasıyla birlikte filo resmi olarak B-52J adını alacak.
APQ-188 AESA radarı seri üretime geçti
Programın “seyrüsefer” (navigate) sütununda ise devrim niteliğinde bir adım atıldı. 1980’lerden kalma analog APQ-166 radarının yerini alacak olan APQ-188 Aktif Elektronik Taramalı Dizi (AESA) radarı, 21 Ağustos’ta alınan “Milestone C” onayıyla Düşük Yoğunluklu Başlangıç Üretimi (LRIP) yetkisi aldı. F-15 ve F/A-18 avcı jetlerinde kullanılan radar ailesinin türevi olan sistem, bombardıman mürettebatına olumsuz hava şartlarında dahi hassas hedefleme, uzun menzilli durumsal farkındalık ve gelişmiş elektronik harp koruması sağlayacak.
Hava Kuvvetleri; radarların üretimi için Raytheon’a, uçak entegrasyon kitleri için ise Boeing’e LRIP sözleşmelerini verdi. Toplamda beş üretim partisi halinde 74 adet entegrasyon kitinin teslim edilmesi planlanıyor.
Hipersonik füzeler ve güvenli uydu haberleşmesi yolda
Boeing’in Teksas San Antonio’daki tesislerinde önümüzdeki aylarda iki adet B-52 test uçağının hem motor (CERP) hem de radar (RMP) modifikasyonlarına eş zamanlı olarak başlanacak.
Modernizasyonun diğer iki ayağında da çalışmalar aralıksız sürüyor:
- Muhabere (Communicate): Nükleer komuta-kontrol zincirini kesintisiz kılmak adına Son Derece Yüksek Frekans (EHF) terminalleri ve ufuk ötesi haberleşmeyi garantiye alan Hibrit Uydu Haberleşme (SATCOM) sistemlerinin entegrasyonu yürütülüyor.
- İmha (Eliminate): Uzun Menzilli Gemisavar Füzesi (LRASM) ve Müşterek Havadan Karaya Tehdit Alanı Dışı Mühimmatın (JASSM) en yeni sürümleri platforma yüklenirken; B-52 filosu geleceğin hipersonik füzelerinin ana fırlatma ve test platformu olma rolünü sürdürüyor.

















