Avustralya Savunma Bakanlığı, kıyı manevra kabiliyetini modernize etme stratejisi kapsamında tarihi bir adım attı. Avustralya merkezli deniz mühendisliği firması Birdon, Avustralya Ordusu için 16 adet yeni nesil Amfibi Lojistik Araç tasarlamak ve inşa etmek üzere 125 milyon dolarlık bir sözleşme imzaladı.

Land 8710 Faz 1B programı kapsamında hayata geçirilen bu proje; ordunun envanterinde bulunan ve kökeni Vietnam Savaşı dönemine dayanan 60 yıllık emektar LARC-V araçlarının yerini alacak. Yeni AV-L filosu, Avustralya’nın zorlu tropikal iklim koşullarında, yüksek nemde ve aşırı sıcaklarda kesintisiz lojistik destek sağlamak üzere tasarlandı.

AV-L: Hem Derin Denizde Hem Karada Üstün Performans

Birdon tarafından geliştirilen yeni nesil araçlar, sadece bir “yüzen kamyon” değil, gelişmiş birer mühendislik harikası olarak tanımlanıyor:

  • Hibrit Hareket Kabiliyeti: Su jeti ve dinamik aktarma organı teknolojilerini birleştiren AV-L; bataklık, kil ve sert kumsal zeminler arasında sorunsuz geçiş yapabiliyor. Denizde derin su teknesi gibi hareket ederken, karada Avustralya yol güvenliği standartlarına uygun bir kamyon performansına sahip.

  • Akıllı Çekiş Sistemi: Dalga bölgelerinde tekerleklerin saplanmasını veya kaymasını otomatik olarak algılayan sistem, çekişi optimize ederek aracın kuma gömülmesini engelliyor.

  • Operasyonel Verimlilik: Araçlar; kendi üzerinde bulunan bir güverte vinci, modüler yük sistemi ve jet motoru girişindeki birikintileri temizleyen ters yıkama sistemiyle donatıldı.


    Litvanya'da tank üretimi: Kaunas'ta Leopard 2A8 tesisi
    Litvanya’da tank üretimi: Kaunas’ta Leopard 2A8 tesisi
    İçeriği Görüntüle

Bölgesel Güvenlik ve İnsani Yardım

Avustralya Hükümeti, bu yatırımı sadece bir askeri modernizasyon olarak değil, Hint-Pasifik bölgesindeki afet yardım ve insani yardım operasyonları için de kritik bir kapasite artışı olarak görüyor. AV-L araçları, liman altyapısının zarar gördüğü veya hiç bulunmadığı adalara malzeme ve personel ulaştırılmasında kilit rol oynayacak.

Tüm araçların Yeni Güney Galler’deki Port Macquarie tersanesinde inşa edileceği ve projenin Avustralya’nın yerli savunma sanayii ekosistemini güçlendirerek bölgede yeni istihdam yaratacağı belirtildi. İlk prototipin teslimatının ardından seri üretimin hızla tamamlanması ve araçların 2027 yılına kadar tam operasyonel kapasiteye ulaşması planlanıyor.